Monday, June 6, 2011     17:19

Kadir Gecesi / Evren



Kadir gecesi, bir tarih bilgisi veya belli bir zaman dilimi veyahut her hangi bir günün gece alternansı olmayıp bilakis bir mahluk, bir varlık adıdır. Evrene genel bir bakış yapın! Sayısız gökadalar içindeki sayısız yıldızların etrafındaki yine sayısız gök cisimlerinin karanlık yüzleri bir ehemmiyet arz etmezler. Evren mevzubahis olduğunda takvim için referans olacak referans yoktur. Vahiylerde bildirilen gece kavramı, varlığın temelini oluşturan müstakil bütünlüklerin her birisine verilen isim oluyor. Böyle on tane gece var. Allah, fecr pasajında bu on gece üzerine yemin ediyor. Kadir isimli gece, tüm varlığı içine alan ve adına bizim "Evren" dediğimiz ana yapıyı ifade ediyor.

İlgi çekici ve merak uyandıran tarzda heyecanıyla evrenin başlangıcını anlatan fizikçiye, tv programına telefonla bağlanan bir izleyici

-Anlattığınız büyük patlama nerede gerçekleşti? Yani evren nerede yaratıldı?" diye sordu.

Konuşmacı birden o heyecanını kaybetti ve big-bang ten bir adım öncesinin hep meçhul kalacak bir mevzu olduğunu söyledi. Gerçekten de fizik olayları geriye doğru işletilerek bir ihtimal başlangıca dair bilimsel sayılabilecek varsayımlar üretilebilirdi fakat fiziğin başlangıcından öncesi konuşulduğunda insanlığın sahip olduğu maharet artık işe yaramıyordu. Sıra evrenin başlangıcından öncesi için bilgi üretmeye geldiğinde akıl çaresiz kalıyordu.

Evrenin başlangıcı ve onun öncesindeki olaylar hakkında aradığımız bilgiyi yine vahiy rivayetlerinde buluyoruz. Vahiyler, evrenin parçacık temelli fiziki yapılardan farklı varlık olduğunu bildiriyor. Vahiy onun ne zaman olduğunu bildiren nedir diye sormak yerine "Onun ne olduğunu sana bildiren nedir?" diyerek onun varlık olduğunu açıkça vurguluyor. Yine evrenin içindeki atomlardan önce evrenin Kadir gecesinin var edildiğini sonrasında ise yaratma maharetini onun içinde gerçekleştirdiğini anlatıyor.

Bu anlamların hiç biri ne bir tarih ne de bir zaman hakkında değildir. Devasa boyutlarıyla insan ömrü ve gücü karşısında duran evren, Allah'ın kudretini yansıttığı için "Kadir" isminiyle anılıyor.

İginç duran şey "Kadir" isminin 1-Kudret 2-Genişleyen 3-Daralan 4-ölçü 5-hacim
anlamlarının sahip olduğu birbirine zıt anlamların hepsini fiziken karşılayabilen maharette olmasıdır.

İç açısı 90 derece olan ve kesit alındığında V harfine benzeyen koni şeklindeki evren yani kadir gecesi, başlangıç noktasından uzaklaştıkça lineer genişlemektedir.

Yaratılan her atom, evrenin denizi andıran özel yapısı içinde kendi hacmi kadar yer açarken bu esnada evrenin içini bir miktar daraltmış oluyor.

Diğer taraftan Kadir gecesi, bünyesindeki varlıklar için üç boyutlu proje kağıdı gibi davranır. Nesnelerin hacimleri, birbirlerine olan uzaklıkları ancak kadir gecesinin bünyesi sayesinde ölçülebilir olur.

Son olarak hacim anlamıyla onun kütlesiz olması örtüşüyor. Moderm bilimin aksine Allah hacim ve kütleyi ayrı özellikler olarak anıyor. Evren sadece hacim içeren bir yapıdır. Kütle kavramıyla anılan varlıkların tamamı evrenin içinde yer alıyorlar. Kütleli varlıkların hacme sahip olmalarına karşın yalnızca hacim sahibi evrenin (Higgs) kütlyesi yoktur. Aynı kurallar İns ve Cinn atımları için de geçerlidir. İns atomları hacim ve kütle ihtiva ediyorlar. Buna mukabil Cinn atomların yalnızca hacimleri var. Kütlesiz varlıklar yanıcıdır, kütleleri olmadığından ötürü yandıktan sonra geriye sadece enerji kalır.

Koni şekilli evrenin dışında bir şey yoktur demek yanlış olacaktır, çünkü evrenin dışı yoktur! Evrenin koni duvarlarının dışına çıkılacak olunsa, diğer duvardan tekrar aynı evrenin içine girilmesi gerekir. Gerçekte evrenin dışına çıkılamıyor. Yani fotonlar evrenin duvarlarına çarptığında yansıyorlar. Evrenin duvarları bir ayna gibi yansıtma yapıyor. Bilinen aynaların en kalitelisi ışığın % 90 ını yasıtabiliyorken evrenin duvarları ışığın % 100 ünü yansılabiliyor. Bu anlamda görünen evren, olduğundan çok daha kalabalık gözükücektir.
Koni şekilli evrenin ve diğer koni şekilli gece isimli varlıkların -kuarkların- yan duvarlarına yaratıcı "Ay" diyor. Evrenin içinde 12 ay olduğu yani evrenin 12 tane koniden ibaret bir küre olduğunu yine kendisi haber veriyor. Vahiylerde adı geçen "Ay" kavramı dünyanın uydusunu işaret etmiyor. Anlaşılacağı üzere vahiyler gök cisimlerini değil, varlığın kökenine ait erişilemez nitelikte eşsiz ayrıntıları ve süreçleri haber veriyor.

Düşünün,
- insanlar takvimi neden 12 aya böldü?
- 12 aylık takvimi ne zaman yürürlüğe koydu?
- İnsanların ihdas ettiği 12 ayı Allah neden bize "Ayların sayısı 12 dir!" diye vahiylerle bildirsin?

Dünyanın uydusunun hareketlerinden dolayı ayların sayısı tam yılı vermiyor. Gerçekte evrenin içindeki 12 konili sistemi ta Hz. İbrahim'le bize bildirdiğinden belli insanlar bu bilgiye sahiptiler. Önceki dönemlerde gün içindeki saat dilimi de 12 idi. Evren ömrü Allah'ın bir gününü teşkil ediyor, koniler ise evreni 12 koni ve 24 koni duvarı ile eşit dilimlere bölüyor. (Diğer olasılıklar kitabında vahiylerin bildirdiği evren çözümlemesinin detaylarını bulma şansını yakalayabilirsiniz.)

.