Genişledikçe birbirlerini kesen aylar, üç hilal çiziyordular. Kamer 1; “Derken Ay yarıldı.” Hilaller, saf çizgilerini andırıyordular. Atom altı parçacıklar, hilaller üzerinde saf tutmuş insanlara benziyordular.
Süleyman Çelebi yazdığı mevlitte, “İndiler Gökten melekler saf saf Kâbe gibi kıldılar evim tavaf,” derken tam da yaratma eylemi sonrasında tezahür eden atomların durumunu anlatmaktaydı. Devamında, “Yarılıp davar çıktı nagehan Geldi üç huri bana oldu ayan,” sözleri ise üç hilal üstünde var edilen Nisa ismiyle anılan üç farklı büyüklükte dişi özelliğe sahip İns atomlarını anlatmaktaydı.
Yarılmayla kopan zaman çizgileri, girdapların zorlamasıyla sarmal şeklini alıyordular. Onlar artık Cinn ismiyle anılacaktılar. Cinn’ler, evreni dolduran ruh çizgilerini
aralayarak kendilerine ait minik alanlar açıyordular. Açılan bu minik alanlar, içi boş varlıklardı. Mushaf’taki anlatılar bu olaydan kara yarık olarak bahsediliyordu.
Yarık, evrenin yapısında bir açıklığı ifade etmek için yapılmış en uygun tanımdı. Olay pörtleme çatlayarak yarılma manasına gelen “Felak” kelimesiyle anlatılmaktaydı.
Evrendeki her bir yarılma, bir atoma dönüşmekteydi. Bu yarılma olayı, yaratma eyleminin ta kendisiydi.
Atomlar, üç ayrı zamanda yaratıldıklarından ötürü üç çeşittiler. Mürselat 30; “Zi selasi şuab / Üç çeşit İnsan” atom sayesinde element çeşitliliği yanı sıra
özelliklerinin de artmasını sağlamaktaydı. Üç atom, büyüklüklerine mütenasip foton fırlatıyor bu yüzden üç farklı renkte gözüküyordular. İstenilseydi tek renk yani tek
çeşit atomlarla da elementler oluşturulabilirdi. Üç renk atom, renkli bir dünya için gereklilikti. Maide 48 ve Nahl 93’de; “İsteseydik sizi tek ümmet yapardık,” yazıyordu. Ümmet kavramı, aynı anda yaratılan atomları işaret ediyordu. Böyle olsaydı tek renk atomlardan ibaret fizik dünya konuşulabilirdi.
Modern bilimin elementleri sadece atom sayısıyla açıklamaya çalışması, güdük durmaktadır. Onlar, bir tasta duran leblebi taneleri gibi sadece atom sayısından ibaret
değillerdi. Her bir elementin mimari yapısı farklılık gerektiriyordu. Öylesine bir arada yığın halinde duran atomlar, elemente bir atom ilave veya eksiltmeyle
yapıldığında çok farklı karakter sergileyemezdi.
Elementlerin özel mimari yapısının yanı sıra birde bünyesindeki atomların üç çeşit olması da önemli ayrıntıydı. Atom çeşitliliği sayısı şu an üç hilalin girdapları
neticesinde üçtür. On iki evren sayesinde üç farklı büyüklükte atom üretilebilmektedir. Bu bağlamda yaşamımızı süsleyen renkler ve element çeşitliliği, önceki evrenlerde
daha azdı diyebiliriz. (Ümmet ve nebi kavramının atom çeşitlerine bağlı olarak üçle sınırlı olduğu konusunda geniş tafsilatı “Dinlere Evrilmiş Bilim” kitabında
bulabilirsiniz.)
Qurantum Physics
Scientific Expression in The Revelation. There are a few scientific content: