2 / 68 Kalem
- Nun...
Bu harf, evreni sembolize ediyor.
Evren, bir gecedir. Gece kavramıyla anılan şey, gezegenlerin gölgede kalan kısımları olmayıp bilakis bir varlığın ismi olarak anılıyor. On tane geceden ilkinin adı "Kadir Gecesi"dir. Diğer dokuz gece özel isimle anılmamakla birlikte bünyesinde bulundukları atomlarla birlikte anılırlar. Gece'lere eşlik eden onun tamamlayıcısı birde "Gündüz" vardır. Modern bilim bunlara "Kuark çifti" demektedir. Kadir gecesi ise tarih bilgisi değildir ve her hangi bir gezegenle ilişikli değildir. Evrendeki atomların tamamı Kadir isimli bu gece içinde yaratılmıştır.
Baldırların açıldığı gün secdeye çağrılırlar, fakat secdeye güçleri yetmez...
Sadece bir kelimeyi bile yanlış tercüme etmek öyle büyük tahribata sebep olur ki, şaşarsınız. Baldırların açılması ifadesini kendilerince anlamsız bulan müfessirler bunu "gerçeklerin ortaya çıktığı gün" şeklinde bir tercüme ile değiştiriyorlar. Vahiyde Allah'ın haberini verdiği şey atomun bacaklarının etrafındaki manyetizmanın silinmesi ve böylece baldırlarının çıplak kalmasıdır. Atomların elektromanyetizması kaybolduğunda onların secde edemediğini bildiriyor.
Kalem-1: ن وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ
Nun vel kalemi ve ma yesturunNun ve Kalem-ve yazdıkları
Kalem-2: مَا أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ
Ma ente bi ni’meti rabbike bi mecnunRabbinin izniyle mecnun değilsin.
Kalem-3: وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ
Ve inne leke le ecran gayra memnunüzerindekinden memnun olmayanlar
Kalem-4: وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ
Ve inneke le ala hulukın azimsen ahlak/yapılış üzeresin.
Kalem-5: فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ
Fe se tubsıru ve yubsırunkavrayacaksın gördüklerini
Kalem-6: بِأَييِّكُمُ الْمَفْتُونُ
Bi eyyikumul meftunTutkunluklarını tamamlasınlar
Kalem-7: إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ
İnne rabbeke huve a’lemu bi men dalle an sebilihi ve huve a’lemu bil muhtedinRabbin yolundan sapanı bilir, dininde kalanları da çok iyi bilir.
Kalem-8: فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّبِينَ
Fe la tutııl mukezzibin.Yalanlayanlara itaat etme.
Kalem-9: وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ
Veddu lev tudhinu fe yudhinuneğer boyanmayı dilerlerse boyanırlar
Kalem-10: وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ
Ve la tutı’ kulle hallafin mehin.Lüzumsuz yere çok yemin edenlerin hiçbirine itaat etme.
Kalem-11: هَمَّازٍ مَّشَّاء بِنَمِيمٍ
Hemmazin: abartı/bağlanmameşşain: kaynak
bi nemim: dedikodu halk arasındaki konuşma
Kalem-12: مَنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
Mennaın: Cehennemdeki kafirlil hayri: Hayır için
mu’tedin: suskun
esim: çok günah işleyen
Kalem-13: عُتُلٍّ بَعْدَ ذَلِكَ زَنِيمٍ
Utullin:ba’de: Sonraki/devamında
zalike: O
zenim: işe yaramaz
Kalem-14: أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ
En kane: Olduza malin: Para
ve benin: oğullar
Kalem-15: إِذَا تُتْلَى عَلَيْهِ آيَاتُنَا قَالَ أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ
İza tutla aleyhi ayatuna kale esatirul evvelinOna önceki iki ayetimiz okunduğu zaman bunlar evvelkilerin efsaneleri dedi.
Kalem-16: سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ
Se nesimuhu alal hurtumÜzerinde bir esinti/rüzgar ile hortum oluşturacağız
Kalem-17: إِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَا أَصْحَابَ الْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ
İnna: şüphesizbelev na: maviyiz
hum : onlar
kema: gibi
belev na: maviyiz
ashabel: sahibiyiz
cenneti: saklı yer
iz aksemu le yasrimunneha musbihin.
Şüphesiz bize mavi olan, odaları da mavi olan saklı yerin sahipleriyiz
üç atom var, her birisi bir ümmet(atomların ümmet mevzusu başkaca vahiylerde işlenecek) Atomların her birisi bir ana renk, mavi olanın içinde Muhammed isimli Ruh barınıyor, atomun içinde altı oda var.
Kalem-18: وَلَا يَسْتَثْنُونَ
Ve la: ve yoktur yestesnun: DışlananKalem-19: فَطَافَ عَلَيْهَا طَائِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَائِمُونَ
Fe tafe aleyha: üzerinizde tavaf edentaifun: tavaf ederek koruyan
min rabbike: Rabbinden
ve hum naimun: Onlar uyurken
Evreni içine alan Nun rumuzlu ana yapı dönerek adeta içinde bulunan tüm varlıkların etrafında tavaf ediyor. Evren, bu yapı içinde duruyor/uyuyor.
Kalem-20: فَأَصْبَحَتْ كَالصَّرِيمِ
Fa asbahat kes sarimBöylece gece oluştu
Atomun iç yapısı hakkında daha 2. pasajın bu ilk cümlelerinde henüz değinilmedi fakat ileride zulum kelimesi ile yani içinde hiç ısı/enerji bulunmayan ortamdan bahsediliyor. İşte o ortam, cehennemin içindeki korunaklı yapıdır. Orada Ruh barınmaktadır. Bu cümlede aynı ortam için kap karanlık oldu diyerek Ruh un kalacağı odacıkların enerjisiz, serin hale gelişi anlatılıyor. Aynı zamanda bu kelimenin toprak anlamı da var. Enerji denizi içindeki bu boşluklar toprak, enerjinin kendisi de su diye de anılıyor. Vahiy rivayetleri günümüze kadar hep teker teker incelendi, anlamlı bulunmayan durumlarda uydurmalarla güya açıklandı. Mesela yukarıda hortumdan bahsedilmişti, bunu mühür kelimesi ile değiştirmek doğru durmuyor. Olay bir bütündür! Ne zaman ki tüm vahiylerin anlatıları dimağımızda bir bütün resim oluşturdu ise işte o zaman her bir cümle mana kazanıverdi. Burada tek cümle içinde bu kadar anlam yok ki diyen kişilere biz bir şey anlatmayı başaramayız
Kalem-21: فَتَنَادَوا مُصْبِحِينَ
Fe tenadev musbihinKalem-22: أَنِ اغْدُوا عَلَى حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَارِمِينَ
Enıg’du ala harsikum in kuntum sarıminKalem-23: فَانطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَ
Fentaleku ve hum yetehafetunKalem-24: أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ
En la yedhulennehal yevme: bu gün girmeyinaleykum miskin: üzerinizdeki fakirlikle
Bilgi, atomun içindeki Ruh'u geliştiren tek gıda, Ruh için zenginlik ve fakirliğin anlamı kendi bedeninin güçlü yapısı olur. Her yeni gün öncesinde üç aylık açlık dönemi var, bilgisi/bedeni zayıf ruhlar bu aşamayı geçemiyorlar
Kalem-25: وَغَدَوْا عَلَى حَرْدٍ قَادِرِينَ
Ve gadev ala hardin kadirinKalem-26: فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوا إِنَّا لَضَالُّونَ
Fe lemma raevha kalu inna le dallunKalem-27: بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
Bel nahnu mahrumunKalem-28: قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ
Kale evsatuhum e lem ekul lekum lev la tusebbihunKalem-29: قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
Kalu subhane rabbina inna kunna zaliminDediler ki Rabbimiz senin şanın yücedir, biz zalim kimseler olduk
Kalem-30: فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ
Fe akbele: Döndüba’duhum: Bazıları
ala: Üzerine
ba’dın: Bazı
yetela ve mun: Ay ve okunan
Kalem-31: قَالُوا يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا طَاغِينَ
Kalu ya veylena inna kunna taginYazıklar olsun bize, muhakkak ki biz, haddi aşan kimseler olduk.
Kalem-32: عَسَى رَبُّنَا أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَا إِنَّا إِلَى رَبِّنَا رَاغِبُونَ
Asa rabbuna en yubdilena hayran minha inna ila rabbina ragıbunKalem-33: كَذَلِكَ الْعَذَابُ وَلَعَذَابُ الْآخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
Kezalikel azab, ve le azabul ahırati ekber, lev kanu ya’lemunAzabın aynısı ve azabın büyüğü ahirettedir. Keşke bilselerdi.
Azap, aşırı enerji içinde kalmaya yani cehennemde korumasız kalmayla yaşanıyor. Koruyucu gece'nin dışı cehennemdir.
Kalem-34:إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّعِيمِ
İnne lil muttakine inde rabbihim cennatin naimMuttakinler için Rab’lerinin yanında Naim cennetleri vardır
Kalem-35: أَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِمِينَ كَالْمُجْرِمِينَ
Efe nec’alul: Bir fiil yapmak/işlemek muslimine kel mucrimin: Şuç işleyen MüslümanKalem-36: مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ
Ma lekum, keyfe tahkumunOnların yargılanması
Kalem-37: أَمْ لَكُمْ كِتَابٌ فِيهِ تَدْر ُسُونَ
Em lekum kitabun fihi tedrusunOnların kitabındaki kayıtları okumak
Kalem-38: إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا يَتَخَيَّرُونَ
İnne lekum fihi lema tehayyerunOnun içinde seçtiğiniz/tercih ettiğiniz eylemler/işler kayıtlıdır
Kalem-39: أَمْ لَكُمْ أَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ
Em lekum eymanun aleyna baligatun ila yevmil kıyameti inne lekum le ma tahkumunEğer iman yoksa kıyamete kadar, sonra yargılanacaksınız
Kalem-40: سَلْهُم أَيُّهُم بِذَلِكَ زَعِيمٌ
Sel:Küfe hum: Ona eyyuhum: onların hangisini bi zalike: yapmak zeim: LiderKalem-41: أَمْ لَهُمْ شُرَكَاء فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَائِهِمْ إِن كَانُوا صَادِقِينَ
Em lehum şurakau, felye’tu bi şurakaihim in kanu sadikinOnların ortakları mı var? Getirsinler, eğer doğru söyleyen iseler
Kalem-42: يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ
Yevme yukşefu an sakın ve yud’avne ilas sucudi fe la yestetiunBaldırları ortaya çıktığı gün secde edemeyecek durumda olurlar
Baldırların ortaya çıkması, atomun etrafındaki elektromanyetik alanın zayıflamasıyla proton ve elektron arasındaki bacağı andıran organın gözükmesini anlatmaya çalışıyor
Kalem-43: خَاشِعَةً أَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ إِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ
Haşiaten ebsaruhum terhekuhum zilletun, ve kad kanu yud’avne ilas sucudi ve hum salimunGözleri korkudan ürpermiş, bir zillet kaplamış haldedirler, salimken secde etmeye davet edilmişlerdi.
Kalem-44: فَذَرْنِي وَمَن يُكَذِّبُ بِهَذَا الْحَدِيثِ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ
Fe zerni ve men yukezzibu bi hazal hadis, se nestedricuhum min haysu la ya’lemunKalem-45: وَأُمْلِي لَهُمْ إِنَّ كَيْدِي مَتِينٌ
Ve umli lehum, inne keydi metinKötü niyetleri yüzünden onlara umut bile veremiyorum
Kalem-46: أَمْ تَسْأَلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ
Em tes’eluhum : Sor ecran : Ücret fe hum : onlar min magramin : Ezik muskalun : Ağır borçOnlara sor, bir ücret mi istedim sizden? Yoksa ağır bir borç altında mı eziliyorsunuz?
Kalem-47: أَمْ عِندَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ
Em inde humul gaybu fe hum yektubunGaybı onlar mı yazıyorlar?
Kalem-48: فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ الْحُوتِ إِذْ نَادَى وَهُوَ مَكْظُومٌ
Fasbir li: Sabret // hukmirabbike: Hüküm Rabbinindir // ve la tekun: Ve sen olma // ke: Sen // sahıbil: Mal sahibi // hut: Balık // iz nada: bu çağrısına // ve huve mekzumKalem-49: لَوْلَا أَن تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِّن رَّبِّهِ لَنُبِذَ بِالْعَرَاء وَهُوَ مَذْمُومٌ
Levla en tedarakehu ni’metun min rabbihi le nubize bil arai ve huve mezmumKalem-50: فَاجْتَبَاهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِحِينَ
Fectebahu rabbuhu fe cealehu mines salihinKalem-51: وَإِن يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ
Ve in yekadullezine keferu le yuzlikuneke bi ebsarihim lemma semiuz zikra ve yekulune innehu le mecnunKalem-52: وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ
Ve ma huve illa zikrun lil aleminO, Alemlere zikirdir.
