10 / 89 Fecr /Şafak
- Evreni dolduran ve su halkaları gibi genişleyen çemberler bir doğrultuda ilerlerken koniler oluşturuyorlar.
Konilerin dış yüzeyine "Ay" deniyor. Evren bu konilerden on iki tanesinden müteşekkildir. Her koninin kenarı diğer koniyi kestiğinde Fecr/şafak oluşuyor ama gece sona ermiyor, kesen halkanın halesi şafağı oluşturuyor. Kısaca Kur'an kitabında anlatılan şafak, dünyada gelişen gündüz başlangını anlatmıyor. Ve on geceye...
Gece, evrenin karanlık bünyesinden çemberle ayrılan bölümlere deniyor. Atomların bünyesinde bu çemberlerden dokuz tane var. Kadir gecesiyle birlikte sayı on oluyor. Evreni oluşturan gece (kadir gecesi) ile atomları oluşturan gecelerin birbirine karışmaması için aynı pasajda bir ondan bir bundan bahsediliyor olmalı.
Fecr-1: وَالْفَجْرِ
Vel fecri : ŞafakBu şafak dünyaya ait kavram olmayıp, evrene aittir.
Fecr-2: وَلَيَالٍ عَشْرٍ
Ve leyalin aşrın : Ve on geceFecr-3: وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ
Veş şef’ı vel vetri : Çift ve tekFecr-4: وَاللَّيْلِ إِذَا يَسْرِ
Vel leyli iza yesr : Gece, eğer solda iseFecr-5: هَلْ فِي ذَلِكَ قَسَمٌ لِّذِي حِجْرٍ
Hel fi zalike kasemun li zi hicr : Şu bölüm içindeki, bir taş mı?Fecr-6: أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
E lem tera : Görmedinkeyfe: nasıl
feale : yaptı
rabbuke bi ad: döndürmekle
Görmediniz Rabbin -onudöndürmekle nasıl yaptı?
Fecr-7: إِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِ
İreme zatil ımadi : Sütunlarını çıkardı/attıFecr-8: الَّتِي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِ
Elleti : hangi lem yuhlak: oluşturmadı misluha fil bilad: ülke içindeOnu bir ülke içinde oluşturmadı
Fecr-9: وَثَمُودَ الَّذِينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِ
Ve semudellezine cabus sahra bil vadi : Sahrayı ve vadiyi delip geçenFecr-10: وَفِرْعَوْنَ ذِي الْأَوْتَادِ
Ve firavne: büyük/iri zil evtadi: kazıkBüyük birer kazık
Fecr-11: الَّذِينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِ
Ellezine tagav fil bilad : Ülkesini sel basanlarFecr-12: فَأَكْثَرُوا فِيهَا الْفَسَادَ
Fe ekseru fihal fesad : Nerede bozulma varsaFecr-13: فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ
Fe sabbe: dökülenaleyhim : onlara
rabbuke sevta azab : rabbinin kırbaç azabı
Bir topacın enerjisini kırbaçla arttırmaya benzeyen bu tanımla, bize atomların enerji seviyelerinin nasıl arttırıldığını anlatıyor. Enerjinin aşırı arttırılmasına "Azap" deniyor. Tersi ise "Zulüm" oluyor.
Fecr-14: إِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِ
İnne rabbeke le bil mirsadGerçekten rabbiniz gözlemler
Fecr-15: فَأَمَّا الْإِنسَانُ إِذَا مَا ابْتَلَاهُ رَبُّهُ فَأَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَكْرَمَنِ
Fe emmal insanu : İnsan ortaya çıktığındaiza ma : ne zaman
ibtelahu : başladığında
rabbuhu fe ekramehu : rabbinin ikramı
ve na’amehu : cömertliği
fe yekulu : dedi
rabbi ekrameni: rab karşılıksız veren
Ne zaman ki insan kendine yetmediğini anladı o zaman rabbi, tüm insanlığı beslediğini ve karşılıksız verdiğini söyledi.
Fecr-16: وَأَمَّا إِذَا مَا ابْتَلَاهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَهَانَنِ
Ve emma iza mabtelahu fe kadera aleyhi rızkahu fe yekulu rabbi ehaneniEğer insanın kaderini iyi yapmasaydı, onu üzerinden beslemeseydi rabbine hakaret ederdi.
Fecr-17: كَلَّا بَل لَّا تُكْرِمُونَ الْيَتِيمَ
Kella bel : ancakla tukrimunel : ikram
yetim : yetim
Hayır, bilakis siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Fecr-18: وَلَا تَحَاضُّونَ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Ve la tehaddune: teşvik etmekala taamil : gıda üzerine miskin: hareketsiz
Açlık ve tembellik konusunda birbirinizi teşvik etmeyin
Fecr-19: وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ أَكْلًا لَّمًّا
Ve te’kulunet: senin yediğinturase : miras eklen lemmen: yiyecek
Yediğiniz miras idi, bitince ne yiyeceksiniz
Fecr-20: وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّا
Ve tuhıbbunel: aşkmale: para/varlık
hubben cemmen: sevmek
Aşk ve enerjiyi sevin
Fecr-21: كَلَّا إِذَا دُكَّتِ الْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا
Kella iza : eğer her ikisidukketil-ardu : yer/elektron
dekken dekka : Karıştırmak/harmanlamak
Eğer her ikisi harmanlanmışsa
Fecr-22: وَجَاء رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا
Ve cae rabbuke: Rabbin geldivel meleku : ve melekleri (melek, fonksiyon/kurallar)
saffen saffa : bir tarifin detaylı açıklaması
Rab ve kurallı davranışlar manzumesi açıklandı
Fecr-23 : وَجِيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْإِنسَانُ وَأَنَّى لَهُ الذِّكْرَى
Ve cie yevme izin : getirildiği günbi cehenneme : cehennem
yevme izin : o gün
yetezekkerul : hatırlar
insanu : insan atomları
ve enna lehuz: sahibi olduğunu
zikra: yıldönümü
Evrenin 12 aydan oluşan döngüsü var, (ilgili pasajda açıklanıyor) İnsan adıyla anılan atomlar ancak döngü yeniden başladığında eski izleri hissettiğinde hatırlama kabiliyeti sergileyebiliyor.
Fecr-24: يَقُولُ يَا لَيْتَنِي قَدَّمْتُ لِحَيَاتِي
Yekulu ya leyteni : keşke diyor kaddemtu li hayati: hatırlamakta olduğum hayatımıKeşke (yıldönümüyle) hatırladığım hayatımı...
Fecr-25: فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُ أَحَدٌ
Fe yevme izin: o günla yuazzibu: işkence değil
azabehu ehadun: Ehad/boyut/zaman ın cezası
O gün işkence olsun diye değil, boyutun vereceği azabın etkisi var. (Ehad sayı bir'i demek olmayıp, evreni inşa eden, onu camdaki buzlanma çizgileri gibi dolduran zaman çizgilerine muhatap olmak yani cehennemde azap görmek anlatılıyor)
Fecr-26: وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُ أَحَدٌ
Ve la yusiku: güven vermezvesakahu ehadun : tek boyut bağlanmaz
Tek boyut(zaman)a tutunulmaz
Fecr-27: يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ
Ya eyyetuhan nefsul mutmainnetu: güvende olmakEy kendini güvende gören nefs!
Fecr-28: ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً
İrcii ila rabbiki : rabbine dönmüşradıyeten mardıyyeten : doygun ve memnun
Rabbine dön ki doyasın ve memnun kalasın
Fecr-29: فَادْخُلِي فِي عِبَادِي
Fedhuli: girfi ibadi: kullarımın içine
Ruha hitap ederek: Gir kullarımın içine!
(Buradaki kul, boş atoma deniliyor, "İns diye anılıyor bu boş atom, onun içi cennet oluyor, ruh bu atomun içinde barınıyor, cehennemin ateşinden korunuyor. Başkaca pasajlarda orasının serinliği ve eminliğinden bahsediliyor)
