89 3 Ali İmran
- Bu bölümde yalnızca iki kitap ve onların muhtevası hakkında bilgilere yoğunlaşılıyor.
Ali imran-1: الم
İncil, Tevrat içindeki atomların rumuzu ve Mim ile işaretlenmiş ruhAli imran-2: اللّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allahu: Allahla: hayır
ilahe: ilahe
illa: ancak
huvel: o ki
hayyul: diri
kayyum: koruyan
Ali imran-3: نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقاً لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَأَنزَلَ التَّوْرَاةَ وَالإِنجِيلَ
Nezzele aleykel kitabe: kitap, senin üzerine indibil hakkı: sağla /sağa doğru
musaddikan lima beyne yedeyhi: ellerin arasındakileri onaylaman/tastik etmen için
ve enzelet: indirilen
tevrate vel incil: tevratı ve incili
Sadece iki kitaptan bahsediyor; Bunlar İncil ve Tevrat’tır. Kur'an bir kitap adı değildir. O, manyetizmadır. Atomlarının içine ruh üflendiği anda onların etraflarında manyetizma oluşuyor ve içindeki atomla birlikte kitabı meydana getiriyor. Bu yüzden üzerinize indirilendir deniliyor.
Üç çeşit ins (atom) var. Bunlar Elif, Lam ve Ra dır. Ra rumuzlu atomun içinde firavun ikamet ediyordu.
Ali imran-4: مِن قَبْلُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَأَنزَلَ الْفُرْقَانَ إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ بِآيَاتِ اللّهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَاللّهُ عَزِيزٌ ذُو انتِقَامٍ
Min kablu: öncedenhuden lin nasi: insanlar için rehber olarak
ve enzelel furkan: furkan'ı indirdik
innellezine keferu : inkar eden kimseler
bi ayatillahi: Allah'ın ayetleriyle
lehum azabun şedid: onların azabı aşırıdır
vallahu azizun zuntikam: ve Allah aziz intikam alan
Ali imran-5: إِنَّ اللّهَ لاَ يَخْفَىَ عَلَيْهِ شَيْءٌ فِي الأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاء
İnnallahe la yahfa aleyhi : gerçekten Allah'a gizli değilşey’un: şeyler
fil ardı: yerin içinde
ve la fis sema: ve göklerin içinde
Ali imran-6: هُوَ الَّذِي يُصَوِّرُكُمْ فِي الأَرْحَامِ كَيْفَ يَشَاء لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Huvellezi: o kiyusavvirukum: sizleri tasvir etti
fil erhami: rahim içinde
keyfe yeşa’: nasıl istiyorsa
la ilahe illa huvel azizul hakim: Aziz ve hakim olandan başka ilah yoktur
Ali imran-7: هُوَ الَّذِيَ أَنزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ آيَاتٌ مُّحْكَمَاتٌ هُنَّ أُمُّ الْكِتَابِ وَأُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَأَمَّا الَّذِينَ في قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاء الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاء تَأْوِيلِهِ وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُ إِلاَّ اللّهُ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ آمَنَّا بِهِ كُلٌّ مِّنْ عِندِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلاَّ أُوْلُواْ الألْبَابِ
Huvellezi enzele aleykel kitabe: senin üstündeki kitabı indiren odurminhu ayatun muhkematun: onu muhkem ayetlerden
hunne ummul kitabi: onlar kitabın annesidir
ve uharu muteşabihat: ve diğer ona benzeşen başkalarını
fe emmallezine fi kulubihim zeygun: kalplerinde bir hata olanlara gelince
fe yettebiune ma teşabehe minhubtigael fitneti: benzerlikleri takip ederek bozgunculuk çıkarmak istediler
vebtigae te’vilihi: ve yorum aradılar
ve ma ya’lemu te’vilehu : yorumlayacak ne biliyor
illallah : ancak Allah
ver rasihune: ve kurulmuş olan
fil ilmi yekulune amenna bihi kullun : hepsi bilgileri dahilinde derler ki
min indi rabbina: rabbimiz indindedir/ rabbimizdendir
ve ma yezzekkeru illa : bahsedilen şeyi ancak
uvlul elbab : ?
Onlar yorumlayacak ne biliyorlar?
Ancak Allah'ı ve kalplerine kurulu olanı bilebilirler.
Bilgileri dahilinde derler ki "Bilgi Allah yanındadır/ondadır/ona aittir, bahsedilen şeyi ancak..
Ali imran-8: رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Rabbena la tuziğ kulubena: rabbimiz kalplerimizi saptırmaba’de iz hedeytena : bize rehberlik ettikten sonra
veheb lena min ledunke rahmeh: bize rahmetinden ver
inneke entel vehhab: şüphesiz sen bağışlayan/hibe edensin
Ali imran-9: رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لاَّ رَيْبَ فِيهِ إِنَّ اللّهَ لاَ يُخْلِفُ الْمِيعَادَ
Rabbena: rabbimizinneke: şüphesiz ki sen
camiun: toplayansın
nasi: insanları (atomları)
li yevmin: gün için
la raybe fih : kuşkusuz
innallahe : gerçekten de Allah
la yuhliful: geri dönmez
miad: vaatlerinden
Şüphesiz ki sen, insanları toplayansın!
Nas, insan demetine deniyor. İnsan atomlarından bir çoğu bir araya getirilince , çoklu/parçalı görüntüyü anlayabilecek, onu tahlil edebilecek basireti sergileyebilir maharete kavuşuyor. Anlayabilmek adına; Bir led ile sadece yanıp sönen ışık elde edilebilir, ama çok sayıda led ile bir demet /ekran oluşturduğumuzda tek başlarına iken sadece bir yanıp sönme sergileyebilen ışık kırpışmaları artık bütünlük arz eden görüntü verebilecektir.
Ali imran-10: إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَن تُغْنِيَ عَنْهُمْ أَمْوَالُهُمْ وَلاَ أَوْلاَدُهُم مِّنَ اللّهِ شَيْئًا وَأُولَئِكَ هُمْ وَقُودُ النَّارِ
İnnellezine keferu: gerçekten de inkar eden kimselerlen tuğniye : nağme edemez /şarkı seyleyemez /titreşemezler
anhum emvaluhum: onların malları birikimleri hakkında
ve la evladuhum: ve onların evladları da konuşamaz
minallahi şey’a: Allah'tan olan bir şey
ve ulaike hum vekudun nar: ve bunlar ateşin yakıtıdırlar
Ali imran-11: كَدَأْبِ آلِ فِرْعَوْنَ وَالَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَذَّبُواْ بِآيَاتِنَا فَأَخَذَهُمُ اللّهُ بِذُنُوبِهِمْ وَاللّهُ شَدِيدُ الْعِقَابِ
Ke de’bi ali fir’avne: Büyük ev gibidirvellezine min : onlardan önce olanlar
kezzebu bi ayatina: işaretlerimizle/delillerimizle yalan söylediler
fe ehazehumullahu bi zunubihim: ve Allah onları günahlarıyla aldı
vallahu şedidul ıkab: ve Allah’ın cezalandırması şiddetlidir
Ali imran-12: قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ إِلَى جَهَنَّمَ وَبِئْسَ الْمِهَادُ
Kul lillezine keferu: inkar edenlere dekise tuglebune: mağlup olacaksınız
ve tuhşerune ila cehennem: ve cehennemde toplanacaksınız
ve bi’sel mihad: ve istirahat yeri/yatak için kasvetlidir
Ali imran-13: قَدْ كَانَ لَكُمْ آيَةٌ فِي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَا فِئَةٌ تُقَاتِلُ فِي سَبِيلِ اللّهِ وَأُخْرَى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُم مِّثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِ وَاللّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِهِ مَن يَشَاء إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً لَّأُوْلِي الأَبْصَارِ
Kad kane lekum ayetun: Gerçekten siz bir işaret oldunuzfi fieteynil tekata: iki temel birleşimle
fietun tukatilu: çatışan kategori içinde
fi sebilillahi: Allahın sebili içinde
ve uhra kafiratun yeravnehum misleyhim ra’yel ayn: Gözlerinizle ne görüyorsanız kafirler de öyle görüyordular
vallahu yueyyidu bi nasrihi men yeşa : Allah isterse onları destekler
inne fi zalike le ibreten li ulil ebsar: Doğrusu bunda görenler için biret vardır.
Ali imran-18: شَهِدَ اللّهُ أَنَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ وَالْمَلاَئِكَةُ وَأُوْلُواْ الْعِلْمِ قَآئِمَاً بِالْقِسْطِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Şehidallahu ennehu: Allah seyrederla ilahe illa huve: ondan başka ilah yoktur
vel melaiketu: ve melekleri
ve ulul ilmi: ilim sahibidir
kaimen: ayaktayken
bil kıst: ölçülü miktar
la ilahe illa huvel: ondan başka ilah yoktur
azizul hakim: sevgilidir bilgedir
