14 / 100 Adiyat
- Atomlar başıboş halde iken birbirleriyle çarpışırlarken, polarmaları sebebiyle elektriksel kısadevre yaşıyor ve ark sergiliyorlar.
Onları gruplar halinde toplayarak hayırlı bir iş yapıldığı naklediliyor, yinede insan nankör davranıyor.
Atomlar kendi içinde ne olduğunu, göğüslerinin içinde ne olduğunu bilmiyorlar.
(Atomun içinde hareketsiz duran ruh için orası kabir diye tanımlanmış, elektronu oluştuğunda hareket kazanan ruh için atom, göğüs olarak adlandırılıyor.)
Adiyat-1 : وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا
Vel adiyati : Koşan atlar / antikalardabha: koşan atların nefesleri
Adiyat-2 : فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا
Fel muriyati:koşan atların kıvılcım çıkarmasıkadha: kadeh
Adiyat-3 : فَالْمُغِيرَاتِ صُبْحًا
Fel mugirati : derinleşmişsubha : hoş
Adiyat-4 : فَأَثَرْنَ بِهِ نَقْعًا
Fe eserne : eserimizi bi hi nak’a: suda terk ettikAdiyat-5 : فَوَسَطْنَ بِهِ جَمْعًا
Fe ve satne : sıradan/vasatbi hi cem’a: topladık
Adiyat-6 : إِنَّ الْإِنسَانَ لِرَبِّهِ لَكَنُودٌ
İnnel: muhakkakinsane insan
li rabbihi : rabbi için
le kenud : nankör
Gerçekten insan, Rabbine nankördür.
Adiyat-7 : وَإِنَّهُ عَلَى ذَلِكَ لَشَهِيدٌ
Ve innehu : muhakkakala : üzerinizde
zalike : o
le şehid: şahit
Ve gerçekten o, üzerinizde tek şahittir.
Adiyat-8 : وَإِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
Ve innehu : onunli hubbil : sevgisi
hayri: iyi
le şedid: şiddet
Ve gerçekten onun sevgisi hayırlı kuvvet içindir.
Adiyat-9 : أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِ
E fe la : değil mi?ya’lemu: bilir
iza: eğer
bu’sira ma : saçılmak
fi: içinde
kubur: mezarlar
eğer mezar dağılırsa, içinde olanı onlar bilirler mi?
Adiyat-10 : وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِ
Ve hussıle ma : ne olduğunufi suduri: göğüs içinde
ve göğüslerini içinde olanı (bilirler mi?)
Adiyat-11 : إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌ
İnne rabbehum: muhakkak ki rabbi him: onların
yevme izin: o gün
le habir: haberdar
Muhakkak ki Rabb, o gün onlardan haberdardır.
