Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
------

35- 90 Beled

  • Burada dünyaya ait olayları anlattığı sanarak beşeri yaşama adapte etmeye çalışmak uğruna yapılacak yorumlar zorlama kalıyor. Bakınız, mevcut tefsirlerde hangi konu uzun anlatılmışsa orada bolca benzetmeler misaller verilip durulur. Öyle bir an gelir ki Kur'an kitabında geçmeyen kelimeler varmış gibi anılmaya başlarnır. Sonrasında geçmişte yapılmış hatalı yorumlar kaynak gösterilerek doğrulanmaya çalışılır. Öyle ki yukarıda zikredilen cümle “Kentlerde yaşayan İnsanlar üzerine ant olsun ki!” veya “Mekke şehrine ant olsun ki! sen bu şehirde yaşıyorsun” gibi maksatsız yorumlara dönüşüverir.

    Bu bölümde insanın neye benzediğinin tasviri yapılıyor. Onun boynu, çenesi, tek gözü bacağı ve kendisine tümleşik oğlu anlatılır; Kol, ciğer, bağırsak, beyin, burun kelimeleri anılmaz ve kalp içinde ruh barındığından ötürü akıl sahibi olarak anlatılır.

Beled-1: لَا أُقْسِمُ بِهَذَا الْبَلَدِ

La uksimu : hayır bölmedim/yemin
bi hazal : bundan dolayı
Beled: belde
Hayır! beldelere bölmedim

Beled-2: وَأَنتَ حِلٌّ بِهَذَا الْبَلَدِ

Ve ente hıllun: Sen ihramdan çıktın
bi hazal : bundan dolayı Beled: belde
sen ihramdan beldeye çıktın.

Beled-3: وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ

Ve validin : baba
ve ma veled:nedir çocuk
Baba ve çocuğu olarak.

Beled-4: لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي كَبَدٍ

Lekad halaknal insane: Biz insanı halg ettik
fi kebedin:merkez
Biz insanı halg ettik, merkezinde.

Beled-5: أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌ

E yahsebu : hesaplarım
en len yakdira: kader/takdir
aleyhi ehadun: ehad üzerine
Tek boyuttan/ehad hesaplar/takdir ederim.

Tek boyut, elde olan tek şeydir. Her şey tek boyutun kullanılması ile tasarlanıyor

Beled-6: يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُّبَدًا

Yekulu ehlektu : boş verdim diyor
malen lubeda: mala bağlanmadım
Mala bağlanmadım diyor.

tek boyut bir mal değil, ve varlık herhangi bir mal kullanılarak yapılmıyor.)

Beled-7: أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُ أَحَدٌ

E yahsebu: hesapladım/tasarladım
en lem yerahu: onu göremezsiniz
ehadun: tek boyudu
Tasarladıklarımı görebilir misiniz? (O) Tek boyuttur.

Tek boyutun yüksekliği ve derinliği yoktur. Zaman, bir çizgi olarak vardır fakat görünemezdir.

Beled-8: أَلَمْ نَجْعَل لَّهُ عَيْنَيْنِ

E lem nec’al l: yaparız
ehu ayneyn: onun gözler
Ona göz yapmadık mı.

Beled-9: وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ

Ve lisanen: dil ve şefeteyn: dudak
Dil ve dudak.

Beled-10: وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِ

Ve hedeynahun: rehberlik
necdeyn: iki yoldan
Ona iki yoldan rehberlik

Beled-11: فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَ

Fe laktehamel : fırtınalar olmadı
akabete: engel
Fırtınalar engel değildi /olmadı.

Beled-12: وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْعَقَبَةُ

Ve ma edrake : bilemedi ne olduğunu
mal akabetu:engel
İdrak edemedi/bilemedi engel nedir?

Beled-13: فَكُّ رَقَبَةٍ

Fekku: çene
rakabetin: boynunda
Boynundaki çenedir.

Beled-14: أَوْ إِطْعَامٌ فِي يَوْمٍ ذِي مَسْغَبَةٍ

Ev ıt’amun: beslenmediği
fi yevmin: günde
zi mesgabetin: bir zaafiyettir
Beslenmediği bir günde oluşan zafiyettir.

Beled-15: يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ

Yetimen: yetim
za mekrabetin: eğer yakında
Eğer yetim yakında Yakında ise.

Beled-16: أَوْ مِسْكِينًا ذَا مَتْرَبَةٍ

Ev miskinen : veya hareketsiz kalmak
za metrabetin: toz olmaktır
Veya hareketsiz kalmak, toz haline gelmektir.

Beled-17: ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذِينَ آمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِ

Summe kane: sonra oldu
minellezine: kimler
amenu : güvende
ve tevasav:sadece babırla - bis sabri:sabreden
ve tevasav: sadece sabırla
bil merhameti: merhamet eden
Sonra kimler güvende oldular? Sabırla ve merhametle bekleyenler.

Beled-18: أُوْلَئِكَ أَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ

Ulaike: bunlar
ashabul meymeneti: sancak sahipleri
Bunlar, sancak sahipleridirler.

Beled-19: وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِنَا هُمْ أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ

Vellezine keferu : kafirler onlardır
bi ayatina :ayetlerimizi
hum: onlar ashabul meş’emeti: kötülük sahibidirler
Ayetlerimizi inkar edenler, kötülük sahibidirler.(ayet, atomlara deniliyor)

Beled-20: عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌ

Aleyhim narun: onların üstüne ateş
mu’sadetun: yok oldular.
Onlar ateşle yok oldular.