Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

103- 22 Hacc


  • Allah hakkında hiç bilgisi olmaksızın tartışanlara öğütler ve gerek duyulan bilgiler okumaktayız.

Hacc-1: يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظِيمٌ

Ya eyyuhan nasutteku rabbekum: Ey insanlar rabbinizden korkun
inne zelzeletes saati şey’un azim: gerçekten zelzele saati azametli şeydir

Hacc-2: يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّا أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارَى وَمَا هُم بِسُكَارَى وَلَكِنَّ عَذَابَ اللَّهِ شَدِيدٌ

Yevme terevneha tezhelu: çarpıcı günü gördüğünde
kullu murdıatin: her sütanne
amma erdaat: ondan emzirir
ve tedau : ve emzirdi
kullu zati hamlin hamleha: her taşıyıcı sadece kendisini /özünü taşır
ve teran nase sukara: insanları sarhoş gibi görürsün
ve ma hum bi sukara: ve onların sarhoşluğu nedendir
ve lakinne azaballahi şedid: lakin Allah'ın azabı şiddetlidir
Anne demiyor, süt anne diyor!
O günde insan toplulukları sarhoşlar halinde görürsün. -sarhoşluk, atom içindeki ruhun devimininin artmasıdır. Ve hızı artan atomunun balansını bozmuştur-
Onları –atomları- sarhoş eden nedir?

Hacc-3: وَمِنَ النَّاسِ مَن يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَّرِيدٍ

Ve minen nasi: insanlardan
men yucadilu: kim tartışıyor
fillahi bi gayri ilmin: ilimleri olmadan Allah'ı (tartışıyor)
ve yettebiu: ve takip ediyorlar
kulle şeytanin merid: tüm şeytanları mürid olarak

Hacc-4: كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُ مَن تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْدِيهِ إِلَى عَذَابِ السَّعِيرِ

Kutibe aleyhi ennehu: onun üzerine yazıldı
men tevellahu: onu kimin aldığı
fe ennehu yudılluhu : ona rehberlik etti
ve yehdihi ila azabis sair: cehennem ateşinin azabı ona rehberlik içindir

Hacc-5: يَ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِن كُنتُمْ فِي رَيْبٍ مِّنَ الْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِي الْأَرْحَامِ مَا نَشَاء إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّى وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِن بَعْدِ عِلْمٍ شَيْئًا وَتَرَى الْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَا أَنزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَاء اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ

Ya eyyuhan nasu: ey insanlar
in kuntum fi raybin: şüphe içindesiniz
minel ba’si: dirilmekten
fe inna halaknakum: sizi gerçekte biz yaptık
min turabin : topraktan (boş ins atomuna toprak deniyor)
summe min nutfetin: daha sonra az miktar su (ins içine dolan enerjiye su deniyor.)
summe min alakatin: sdaha onra asılı duran (küpe askısı veya tohum filizi gibi uzantı)
summe min mudgatin muhallekatin: daha sonra aşağı salınan şekilde yakıştırdık (ins atomuna yakıştırılan şekil ile ondan aşağıya elektrona doğru sarkan)
ve gayri muhallekatin: asılı olmayanı (Ruh akmaya başlar ama geride kalanı görür)
li nubeyyine lekum: sana göstermek için
ve nukırru fil erhami: ve rahimde tutacağız Rahme dolan ruh bin yıl kadar aşağıya akar bu onun ömrüdür.
ma neşau : istediğimiz kadar
ila ecelin musemmen: belirlenmiş süre boyunca
summe nuhricukum tıflen : sonra seni çocuğun yanına getiriyoruz elektron/atomun çocuğu
summe li teblugu : sonra tebliğ et
eşuddekum: sizden muhkem olanlara
ve minkum men yuteveffa:ve sizden ölmüşlere
ve minkum men yuraddu : ve sizden geri dönenlere
ila erzelil umuri : yaşlılıkta
li keyla ya’leme : bilememe korkusuyla
min ba’di ilmin şey’a: sonradan bir şey öğrenememekten
ve teral arda hamideten : ve yer'i -elektronu- cansız görürsün
fe iza enzelna aleyhal maehtezzet: üzerine su indirdiğimizde sallanır -elektronun hareketi sallanmaktır-
ve rabet ve enbetet : büyür ve filizlenir elektron etrafındaki elektromanyetizmanın uzananımı
min kulli zevcin behic: eşlerin yüzü ışıldar
Ey insanlar! Tekrar diriltilebileceeğiniz hakkında şüphe içindesiniz. Size açıklayalım; önce topraktan -boş ins atomu- içinde rahim/ins atomunun koruyucu duvarına asılı duracak şekilde az bir miktar su ile şekilledrerek -ins atomunun şekline sokarak (müteşabih olduklarından ötürü içine konuldukları kabın şeklini alıyor) yaptık ve size tanınan /ömür olarak verilen süreye kadar orada /rahimlerde tutarız. Sonra sizi aşağı indirerek elektron /çoçuğun yanına getiriririz.
Sizden ölmüş muhkem olanlara/ins atomları muhkem ayetlerdir, içleri boşken ölüdürler, onlar canlılığı veren içindeki ruhtur- onlara ve sizden geri dönenlere tebliğ et!
Yaşlılıkta bir şey öğrenemezsiniz, kendisi bir bilgi olan ruh aşağıya doğru akarak tükendiği için bileleme durumu hasıl olur, bundan korkun.
Ruhun aşağıya elektonun yanına inmesiyle onu cansız görürsün, onun üzerine indirdiğimiz su /enerji ile onu canlandırır, filizlendiririz. Böylece ışıltılı hale gelen elektron ile eşlerin yüzünü neşelendirir, aydınlatırız.

Hacc-6: ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّهُ يُحْيِي الْمَوْتَى وَأَنَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Zalike bi ennallahe huvel hakku: Yani Allah ki o sağadır
ve ennehu yuhyil mevta: ve o ki ölüleri diriltir
ve ennehu ala kulli şey’in kadir: ve o ki onun kudreti her şeyin üzerindedir
Sürekli iş ve oluş üzere olan Allah'ın hareketi sağa doğrudur. Burada referans nedir kesin bir söz söylemek mümkün değilse de kendisine dik gelişen rab çizgilerine göre sağa ilelerleyiş konuşulabilinir.
İçinde run olmayan ins atomu ölüdür, onun içine ruh koyarak dirilten odur.
Ala külli şeyin kadir! lafzına gücü yeter anlamı verenler çok uygunsuz bir söz söylemiş olur. Burada her şeyin onun kudretiyle varlığını sürdürdüğünü anlatıyor, Allah bu kudreti üzerimizden çektiğinde yok oluveririz.

Hacc-7: وَأَنَّ السَّاعَةَ آتِيَةٌ لَّا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ اللَّهَ يَبْعَثُ مَن فِي الْقُبُورِ

Ve ennes saate atiyetun: o belirli saat geliyor
la raybe fiha: buna hiç şüphe yoktur
ve ennallahe yeb’asu : gönderen Allah'tır
men fil kubur: kabirlerin içinden
Belirlenen saatin gelmesi, proton/göklerin içinden yere/elektrona doğru akan ruhun boyu, onun ömrüdür. Ruh tamamen kabrinden/ins atomunun içinden çıkınca ölmüş oluyor. Onu kabrinden çıkaran Allah'tır!

Hacc-8: وَمِنَ النَّاسِ مَن يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُّنِيرٍ

Ve minen nasi men : bu insanlardan bazı kimseler
yucadilu fillahi: tartışıyor Allah'ı
bi gayri ilmin: bilgisi olmaksızın
ve la huden : rehber olmakasızın
ve la kitabin munir: ışık yayan kitap olmaksızın
Kitap sahibi olmak, ruhun etrafını saran manyetik alanın içinde mahfuz halde bulunması demektir. Manyetizma ise bilim dünyasının Higgs adını verdiği evreni dolduran akışkanın yoğunluğudur. Bu artışa sebep olan şey, kensisine yer açan /açılan ruhun Higgs alanını sıkıştırması sebep olur. Bu bağlamda Allah'ın kendisi Higgs denilen şey iken, ayrıca onun etrafını saran başka bir alan yoktur.
Ruh, bizatihi enerjidir/nurdur lakin bu karanlıktır. İlk bakışta bu bir çelişki gibi duruyor; Nur çarpıp aydınlatacağı şey yoksa ve ruhtan başka şey yoksa onun ışığı görünmezdir.

Hacc-9: ثَانِيَ عِطْفِهِ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ اللَّهِ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذِيقُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابَ الْحَرِيقِ

Saniye ıtfihi: ikinci kabahat
li yudılle an sebilillah: Allah'ın yolundan sapanlar için
lehu fid dunya hızyun : aşağısı ona utançtır
ve nuzikuhu: ve onu tuttuk
yevmel kıyameti: kıyamet gününde
azabel harik: ateş azabı

Hacc-10: ذَلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَأَنَّ اللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِّلْعَبِيدِ

Zalike bima kaddemet yedake: çalışasın diye eller sana dahil ettik
ve ennallahe leyse bi zallamin : Allah zalim /karanlık değil
lil abid: kulları için

Hacc-11: وَمِنَ النَّاسِ مَن يَعْبُدُ اللَّهَ عَلَى حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُ خَيْرٌ اطْمَأَنَّ بِهِ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ انقَلَبَ عَلَى وَجْهِهِ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةَ ذَلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبِينُ

Ve minen nasi : insanlardan
men ya’budullahe: kim Allah'a hizmetini
ala harf: harf üstüne yapar
fe in asabehu hayrun ıtmeenne bihi: hayır bulduğunda onunla tatmin oldu
ve in asabethu fitnetun: fitne isabet edince
inkalebe ala vechihi hasired : ters döner yüzü üstüne
dunya vel ahırate: aşağıda ve ayukarıda kaybetti Atomun aşağı elektron- ve yukarı-proton- kısımları için dünya ve ahiret kavramı kullanılıyor. Öyle ki dünya kelimesi zaten aşağı anlamına gelmektedir. Gökte barınan ruh, aşağıya indiğinde fizik ile tanışır. Göklerin içinde geçen yaşam ahiret hayatıdır.
zalike huvel husranul mubin: kaybedenlere gösterilen bunlardır

Hacc-12: يَدْعُو مِن دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنفَعُهُ ذَلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَعِيدُ

Yed’u min dunillahi : Allah olmayanı davet etmek
ma la yadurruhu : zararı olmayan
ve ma la yenfeuhu: ve ona fayda da vermeyen
zalike huved dalalul baid: o, bu sapkınlıktan uzaktır

Hacc-13: يَدْعُو لَمَن ضَرُّهُ أَقْرَبُ مِن نَّفْعِهِ لَبِئْسَ الْمَوْلَى وَلَبِئْسَ الْعَشِيرُ

Yed’u le men darruhu akrabu : kim davet eder yakınlarına zararlı olanı
min nef’ıhi: yararındansa
le bi’sel mevla : efendisine fenalık eder
ve le bi’sel aşir: ve aşina olduklarına fenalık

*) Hacc-14: إِنَّ اللَّهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ

İnnallahe yudhılullezine amenu : Allah'a dahil olan güvendeki kimseler
ve amilus salihati : ve iyi işler yapanlar
cennatin tecri : cennette tecrit edilirler
min tahtihal enharu: altlarından nehir akar
innallahe yef’alu ma yurid: Allah ne isterse onu yapandır

Hacc-15: مَن كَانَ يَظُنُّ أَن لَّن يَنصُرَهُ اللَّهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ إِلَى السَّمَاء ثُمَّ لِيَقْطَعْ فَلْيَنظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغِيظُ

Men kane yezunnu : kim zannetti ki
en len yensurahullahu: Allah ona yardım etmeyecek
fid dunya vel ahırati : aşağıda ve yukarıdae Dünya ve ahiret denilen yerler, aynı atomun iki parçasıdır. Protonun içindeki ruh ahirette ikame ediyorken, elektrona inen ruh dünya -aşağı- hayatını yaşamaktadır.
felyemdud bi sebebin ilas semai : gökleri genişletmesi sebebiyle
summelyakta’ felyenzur : sonra kesip görelim Yer ile gök arasında hablul verid denilen yol var, ruh bu yoldan yere (ve yerden göğe) ilerliyor. Bu yol dünya ile ahiret arasındaki irtibatı sağlıyor.
hel yuzhibenne keyduhu : çocuğuna gidebiliyorlar mı Ruhun yerde olan ucu onun oğludur. Bilim bu oğul için elektromanyetizma ismini kullanıyor. Fiziksel temas sırasında işte bu oğuldaki basınç değişimini değerlendiren ruhumuz her şeyi böylelikle algılamakta /işitmektedir.
ma yagiz: öfkeden

Hacc-16: وَكَذَلِكَ أَنزَلْنَاهُ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ وَأَنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَن يُرِيدُ

Ve kezalike enzelnahu ayatin beyyinatin : ve açık deliller olarak işaretlerimizi indirdik
ve ennallahe yehdi men yurid: Allah kimi isterse ona rehberlik eder Gökler ve yer arasındaki “Allah’ın ipi” ruha varacağı yere kadar rehberlik eder.

*) Hacc-17: إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَالَّذِينَ هَادُوا وَالصَّابِئِينَ وَالنَّصَارَى وَالْمَجُوسَ وَالَّذِينَ أَشْرَكُوا إِنَّ اللَّهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ

İnnellezine amenu : Güvende olan kimseler
vellezine hadu : ve rehberlik edilenler :
ves sabiine : ve yıldızlara hizmet edenler
ven nasara : ve Hristiyanlar
vel mecuse : ve Mecusiler
vellezine eşraku : ve ortak koşanlar
innallahe yafsılu: gerçekten Allah açıklayacaktır
beynehum: onların arasını
yevmel kıyameti: kıyamet günü
innallahe ala kulli şey’in şehid: gerçekten Allah her şeye tanıktır

Hacc-18: أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يَسْجُدُ لَهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَمَن فِي الْأَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَابُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ النَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَاء

E lem tera ennallahe yescudu lehu : görmüyormusun Allah’a secde edenleri
men fis semavati : göklerin içinde kim varsa
ve men fil ardı : ve yerin içinde kim varsa
veş şemsu : ve güneşi
vel kameru : ve ayı
ven nucumu : ve yıldızlar
vel cibalu : ve dağlar
veş şeceru : ve ağaçlar
ved devabbu : ve debelenen hayvanları
ve kesirun minen nas: ve insanların bir çoğu
ve kesirun hakka aleyhil azab: ve üzerlerinde sağdan işkence görenlerin bir çoğu
ve men yuhinillahu fe ma lehu min mukrimin: ve Allah kimi aşağılarsa ona ikram etmez
innallahe yef’alu ma yeşau : gerçekten Allah istediğini yapar

Hacc-19: هَذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فِي رَبِّهِمْ فَالَّذِينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِّن نَّارٍ يُصَبُّ مِن فَوْقِ رُؤُوسِهِمُ الْحَمِيمُ

Hazani hasmanihtesamu: bu iki rakip kavga ettiler
fi rabbihim : rablerinin içinde
fellezine keferu: inkar eden kimselerden oldular
kuttıat lehum siyabun min nar: onlara ateşten elbise kestik
yusabbu min fevkı: dökülüyor üzerlerine
ruusihumul hamim: başlarından kaynar sular

Hacc-20: يُصْهَرُ بِهِ مَا فِي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُ

Yusheru bihi ma fi butunihim vel culud: onunla eritilir karınlarının içindekiler ve ciltleri

Hacc-21: وَلَهُم مَّقَامِعُ مِنْ حَدِيدٍ

Ve lehum makamıu min hadid: onlara demirden kamçılar var

Hacc-22: كُلَّمَا أَرَادُوا أَن يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا فِيهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَرِيقِ

Kullema eradu en yahrucu minha : her çıkmak istediklerinde
min gammin: gamdan dolayı
uidu fiha : içine iade –edilirler-
ve zuku azabel harik: ve tadın işkencenin yangınını

Hacc 23: إِنَّ اللَّهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا وَلِبَاسُهُمْ فِيهَا حَرِيرٌ

İnnallahe yudhılullezine amenu :
ve amilus salihati cennatin tecri :
min tahtihal enharu yuhallevne fiha :
min esavira min zehebin ve lu’luen:
ve libasuhum fiha harir:

Hacc 24: وَهُدُوا إِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِ وَهُدُوا إِلَى صِرَاطِ الْحَمِيدِ

Ve hudu ilat tayyibi minel kavli :
ve hudu ila sıratıl hamid:

Hacc 25: إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذِي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَاء الْعَاكِفُ فِيهِ وَالْبَادِ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

İnnellezine keferu :
ve yasuddune an sebilillahi :
vel mescidil haramillezi cealnahu :
lin nasi sevaenil akıfu fihi vel badı:
ve men yurid fihi bi ilhadin :
bi zulmin nuzıkhu min azabin elim:

Hacc 26: وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَاهِيمَ مَكَانَ الْبَيْتِ أَن لَّا تُشْرِكْ بِي شَيْئًا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْقَائِمِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

Ve iz bevve’na :
li ibrahime mekanel beyti :
en la tuşrik bi şey’en :
ve tahhir beytiye lit taifine :
vel kaimine ver rukkais sucud:

Hacc 27: وَأَذِّن فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ

Ve ezzin fin nasi bil hacci ye’tuke ricalen :
ve ala kulli damirin ye’tine :
min kulli feccin amik:

Hacc 28: لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ فِي أَيَّامٍ مَّعْلُومَاتٍ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ

Li yeşhedu menafia lehum :
ve yezkurusmallahi :
fi eyyamin ma’lumatin ala ma razakahum :
min behimetil en’am:
fe kulu minha ve at’ımul baisel fakir:

Hacc 29: ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتِيقِ

Summel yakdu tefesehum :
vel yufu nuzurahum :
vel yettavvefu bil beytil atik:

Hacc 30: ذَلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُ عِندَ رَبِّهِ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ الْأَنْعَامُ إِلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْأَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ

Zalike ve men yuazzım hurumatillahi :
fe huve hayrun lehu inde rabbihi:
ve uhıllet lekumul en’amu :
illa ma yutla aleykum fectenibur ricse :
minel evsani vectenibu kavlez zur:

Hacc 31: حُنَفَاء لِلَّهِ غَيْرَ مُشْرِكِينَ بِهِ وَمَن يُشْرِكْ بِاللَّهِ فَكَأَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَاء فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ أَوْ تَهْوِي بِهِ الرِّيحُ فِي مَكَانٍ سَحِيقٍ

Hunefae lillahi gayra muşrikine bihi:
ve men yuşrik billahi fe ke ennema harra mines semai :
fe tahtafuhut tayru ev tehvi bihir rihu :
fi mekanin sahik:

Hacc 32: ذَلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ شَعَائِرَ اللَّهِ فَإِنَّهَا مِن تَقْوَى الْقُلُوبِ

Zalike ve men yuazzım şeairallahi :
fe inneha min takval kulub:

Hacc 33: لَكُمْ فِيهَا مَنَافِعُ إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَا إِلَى الْبَيْتِ الْعَتِيقِ

Lekum fiha menafiu ila ecelin musemmen :
summe mahılluha ilal beytil atik:

Hacc 34: وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ الْمُخْبِتِينَ

Ve li kulli ummetin cealna menseken :
li yezkurusmallahi ala ma razakahum min behimetil en’am:
fe ilahukum ilahun vahıdun fe lehu eslimu ve beşşiril muhbitin:

Hacc 35: الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِرِينَ عَلَى مَا أَصَابَهُمْ وَالْمُقِيمِي الصَّلَاةِ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ

Ellezine iza zukirallahu :
vecilet kulubuhum vas sabirine ala ma esabehum :
vel mukimis salati ve mimma razaknahum yunfikun:

Hacc 36: وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُم مِّن شَعَائِرِ اللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذَلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Vel budne cealnaha lekum min şeairillahi lekum fiha hayrun:
fezkurusmallahi aleyha savaff:
fe iza vecebet cunubuha :
fe kulu minha :
ve at’ımul kania :
vel mu’terra:
kezalike sahharnaha lekum leallekum teşkurun:

Hacc 37: لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

Len yenalallahe luhumuha :
ve la dimauha :
ve lakin yenaluhut takva minkum:
kezalike sahharaha lekum li tukebbirullahe ala ma hedakum:
ve beşşiril muhsinin:

Hacc 38: إِنَّ اللَّهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ

İnnallahe yudafiu anillezine amenu:
innallahe la yuhıbbu kulle havvanin kefur:

Hacc 39: أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَاتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا وَإِنَّ اللَّهَ عَلَى نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ

Uzine lillezine yukatelune bi ennehum zulimu:
ve innallahe ala nasrihim le kadir:

Hacc 40: الَّذِينَ أُخْرِجُوا مِن دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّا أَن يَقُولُوا رَبُّنَا اللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ اللَّهِ النَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا اسْمُ اللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنصُرَنَّ اللَّهُ مَن يَنصُرُهُ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ

Ellezine uhricu min diyarihim bi gayri hakkın :
illa en yekulu rabbunallah:
ve lev la def’ullahin nase ba’dahum bi ba’dın :
le huddimet savamıu :
ve biyaun :
ve salavatun :
ve mesacidu yuzkeru fihasmullahi kesiran, :
ve le yansurannallahu men yansuruhu:
innallahe le kaviyyun aziz:

Hacc 41: الَّذِينَ إِن مَّكَّنَّاهُمْ فِي الْأَرْضِ أَقَامُوا الصَّلَاةَ وَآتَوُا الزَّكَاةَ وَأَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنكَرِ وَلِلَّهِ عَاقِبَةُ الْأُمُورِ

Ellezine in mekkennahum fil ardı ekamus salate :
ve atevuz zekate :
ve emeru bil ma’rufi :
ve nehev anil munker:
ve lillahi akıbetul umur:

Hacc 42: وَإِن يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُ

Ve in yukezzibuke fe kad kezzebet kablehum kavmu nuhın ve adun ve semud:

Hacc 43: وَقَوْمُ إِبْرَاهِيمَ وَقَوْمُ لُوطٍ

Ve kavmu ibrahime ve kavmu lut:

Hacc 44: وَأَصْحَابُ مَدْيَنَ وَكُذِّبَ مُوسَى فَأَمْلَيْتُ لِلْكَافِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

Ve ashabu medyen:
ve kuzzibe musa fe emleytu lil kafirine summe ehaztuhum:
fe keyfe kane nekir:

Hacc 45: فَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُّعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَّشِيدٍ

Fe ke eyyin min karyetin ehleknaha ve hiye zalimetun :
fe hiye haviyetun ala uruşiha :
ve bi’rin muattalatin ve kasrın meşid:

Hacc 46: أَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَا أَوْ آذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى الْأَبْصَارُ وَلَكِن تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّتِي فِي الصُّدُورِ

E fe lem yesiru fil ardı :
fe tekune lehum kulubun ya’kılune biha ev azanun yesmeune biha:
fe inneha la ta’mal ebsaru :
ve lakin ta’mal kulubulleti fis sudur:

Hacc 47: وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَن يُخْلِفَ اللَّهُ وَعْدَهُ وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

Ve yesta’ciluneke bil azabi :
ve len yuhlifallahu va’dehu:
ve inne yevmen inde rabbike ke elfi senetin mimma teuddun:

Hacc 48: وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَيَّ الْمَصِيرُ

Ve ke eyyin min karyetin emleytu leha :
ve hiye zalimetun summe ehaztuha:
ve ileyyel masir(:

Hacc 49: قُلْ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّمَا أَنَا لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Kul ya eyyuhan nasu innema ene lekum nezirun mubin:

Hacc 50: فَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

Fellezine amenu ve amilus salihati :
lehum magfiratun ve rızkun kerim:

Hacc 51: وَالَّذِينَ سَعَوْا فِي آيَاتِنَا مُعَاجِزِينَ أُوْلَئِكَ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ

Vellezine seav fi ayatina muacizine ulaike ashabul cehim:

Hacc 52: وَمَا أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ إِلَّا إِذَا تَمَنَّى أَلْقَى الشَّيْطَانُ فِي أُمْنِيَّتِهِ فَيَنسَخُ اللَّهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللَّهُ آيَاتِهِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Ve ma erselna min kablike min resulin ve la nebiyyin :
illa iza temenna elkaş şeytanu fi umniyyetihi:
fe yensehullahu ma yulkış şeytanu:
summe yuhkimullahu ayatihi:
vallahu alimun hakim:

Hacc 53: لِيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِّلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ الظَّالِمِينَ لَفِي شِقَاقٍ بَعِيدٍ

Li yec’ale ma yulkış şeytanu fitneten lillezine :
fi kulubihim maradun :
vel kasiyeti kulubuhum:
ve innez zalimine le fi şikakın baid:

Hacc 54: وَلِيَعْلَمَ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ أَنَّهُ الْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِهِ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ اللَّهَ لَهَادِ الَّذِينَ آمَنُوا إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Ve li ya’lemellezine utul ilme ennehul hakku min rabbike :
fe yu’minu bihi fe tuhbite lehu kulubuhum:
ve innallahe le hadillezine amenu ila sıratın mustakim:

Hacc 55: وَلَا يَزَالُ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي مِرْيَةٍ مِّنْهُ حَتَّى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ

Ve la yezalullezine keferu :
fi miryetin minhu hatta te’tiyehumus saatu:
bagteten ev ye’tiyehum azabu yevmin akim:

Hacc 56: الْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِّلَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ

El mulku yevme izin lillahi, yahkumu beynehum:
fellezine amenu ve amilus salihati fi cennatin naim:

Hacc 57: وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَأُوْلَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

Vellezine keferu ve kezzebu bi ayatina :
fe ulaike lehum azabun muhin:

Hacc 58: وَالَّذِينَ هَاجَرُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ قُتِلُوا أَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللَّهُ رِزْقًا حَسَنًا وَإِنَّ اللَّهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ

Vellezine haceru fi sebilillahi :
summe kutilu ev matu le yerzukannehumullahu rızkan hasena:
ve innallahe le huve hayrur razikin:

Hacc 59: لَيُدْخِلَنَّهُم مُّدْخَلًا يَرْضَوْنَهُ وَإِنَّ اللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌ

Le yudhılennehum mudhalen yerdavnehu:
ve innallahe le alimun halim:

Hacc 60: ذَلِكَ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِهِ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنصُرَنَّهُ اللَّهُ إِنَّ اللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ

Zalike, ve men akabe bi misli ma ukıbe bihi :
summe bugıye aleyhi le yansurennehullahu:
innallahe le afuvvun gafur:

Hacc 61: ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ يُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَأَنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ

Zalike bi ennallahe yulicul leyle fin nehari :
ve yulicun nehare fil leyli ve ennallahe semiun basir:

Hacc 62: ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِ هُوَ الْبَاطِلُ وَأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ

Zalike bi ennallahe huvel hakku :
ve enne ma yed’une min dunihi huvel batılu :
ve ennallahe huvel aliyyul kebir:

Hacc 63: أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ أَنزَلَ مِنَ السَّمَاء مَاء فَتُصْبِحُ الْأَرْضُ مُخْضَرَّةً إِنَّ اللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ

E lem tera ennallahe enzele mines semai maen :
fe tusbihul ardu muhdarraten:
innallahe latifun habir:

Hacc 64: لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَإِنَّ اللَّهَ لَهُوَ الْغَنِيُّ الْحَمِيدُ

Lehu ma fis semavati ve ma fil ard:
ve innallahe le huvel ganiyyul hamid:

Hacc 65: أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِي الْأَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْرِي فِي الْبَحْرِ بِأَمْرِهِ وَيُمْسِكُ السَّمَاء أَن تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ إِنَّ اللَّهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

E lem tera ennallahe sahhara lekum ma fil ardı :
vel fulke tecri fil bahri bi emrihi:
ve yumsikus semae en tekaa alal ardı :
illa bi iznihi, innallahe bin nasi le raufun rahim:

Hacc 66: وَهُوَ الَّذِي أَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ إِنَّ الْإِنسَانَ لَكَفُورٌ

Ve huvellezi ahyakum summe yumitukum :
summe yuhyikum:
innel insane le kefur:

Hacc 67: لِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْأَمْرِ وَادْعُ إِلَى رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَى هُدًى مُّسْتَقِيمٍ

Li kulli ummetin cealna menseken hum nasikuhu :
fe la yunaziunneke fil emri ved’u ila rabbike:
inneke le ala huden mustekim:

Hacc 68: وَإِن جَادَلُوكَ فَقُلِ اللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

Ve in cadeluke fe kulillahu a’lemu bima ta’melun:

Hacc 69: اللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

Allahu yahkumu beynekum :
yevmel kıyameti fima kuntum fihi tahtelifun:

Hacc 70: أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاء وَالْأَرْضِ إِنَّ ذَلِكَ فِي كِتَابٍ إِنَّ ذَلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ

E lem ta’lem ennallahe ya’lemu ma fis semai vel ard:
inne zalike fi kitabin, inne zalike alallahi yesir:

Hacc 71: وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِ سُلْطَانًا وَمَا لَيْسَ لَهُم بِهِ عِلْمٌ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِن نَّصِيرٍ

Ve ya’budune min dunillahi :
ma lem yunezzil bihi sultanen ve ma leyse lehum bihi ilmun:
ve ma liz zalimine min nasir:

Hacc 72: وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ فِي وُجُوهِ الَّذِينَ كَفَرُوا الْمُنكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ آيَاتِنَا قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَلِكُمُ النَّارُ وَعَدَهَا اللَّهُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَبِئْسَ الْمَصِيرُ

Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin ta’rifu :
fi vucuhillezine keferul munker:
yekadune yestune billezine yetlune aleyhim ayatina:
kul e fe unebbiukum bi şerrin min zalikum:
en naru, vaadehallahullezine keferu, ve bi’sel masir:

Hacc 73: يَا أَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُ إِنَّ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ لَن يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُ وَإِن يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْئًا لَّا يَسْتَنقِذُوهُ مِنْهُ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ

Ya eyyuhan nasu duribe meselun festemiu lehu:
innellezine ted’une min dunillahi len yahluku zubaben :
ve levictemeu lehu:
ve in yeslubhumuz zubabu şey’en la yestenkızuhu minhu:
daufat talibu vel matlub:

Hacc 74: مَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ

Ma kaderullahe hakka kadrihi:
innallahe le kaviyyun aziz:

Hacc 75: اللَّهُ يَصْطَفِي مِنَ الْمَلَائِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ النَّاسِ إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ

Allahu yastafi minel melaiketi rusulen ve minen nasi:

innallahe semiun basir:
Hacc 76: يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَإِلَى اللَّهِ تُرْجَعُ الأمُورُ

Ya’lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum:
ve ilallahi turceul umur:

Hacc 77: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ*

Ya eyyuhallezine amenurkeu vescudu va’budu rabbekum vef’alul hayra leallekum tuflihun:

Hacc 78: وَجَاهِدُوا فِي اللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِ هُوَ اجْتَبَاكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدِّينِ مِنْ حَرَجٍ مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَاهِيمَ هُوَ سَمَّاكُمُ الْمُسْلِمينَ مِن قَبْلُ وَفِي هَذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَاء عَلَى النَّاسِ فَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللَّهِ هُوَ مَوْلَاكُمْ فَنِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ

Ve cahidu fillahi hakka cihadihi:
huvectebakum ve ma ceale aleykum fid dini min haracin:
millete ebikum ibrahim:
huve semmakumul muslimine :
min kablu ve fi haza li yekuner resulu şehiden aleykum :
ve tekunu şuhedae alan nasi:
fe ekimus salate ve atuz zekate va’tesımu billahi:
huve mevlakum, fe ni’mel mevla ve ni’men nasir: