Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

67- 51 Zariyat

  • Parçacıkları oluşturan etki hakkında bir kaç bilgi verildikten sonra, gök isimli temel parçacıkların ruhlar için ayırıcı görevinden bahsediliyor.

    Söz adıyla anılan parçacıkların içindeki ruha durduğu yer hakkında bilgi veriliyor.

    Ruhu diğer ruhlardan ayıran gök ve etrafındaki su, onun sahip olduğu yegane malıdır. Sonrasında amelleriyle elektronu oluşturup büyütecektir.

Zariyat-1: وَالذَّارِيَاتِ ذَرْوًا

Vez zariyati: ve rüzgar
zerven : toz kaldırdı

Zariyat-2: فَالْحَامِلَاتِ وِقْرًا

Fel hamilati : taşıyıcılar
vıkran : Kur’an

Zariyat-3: فَالْجَارِيَاتِ يُسْرًا

Fel cariyati : devam edişi
yusran : işi kolaylaştırdı

Zariyat-4: فَالْمُقَسِّمَاتِ أَمْرًا

Fel mukassimati: bölüm
emren : sipariş
Bilinenin aksine atomlar, müstakil varlıklar olmayıp, tek ve ana bir varlık içindeki boş bölümlere deniyor.

Zariyat-5: إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌ

İnnema tuadune : ancak söz veriyor
le sadikun : dürüst olan

Zariyat-6: وَإِنَّ الدِّينَ لَوَاقِعٌ

Ve inned dine : din gerçekten
le vakıun : olut / gerçeklik içindir
Din, siyasi bir oluşum veya aidiyet belirten bir isim olmayıp, atomun hareket yönüdür.
Hak din, sağa dönüştür.
Hareketi duran atom yokolmaktadır. Yani varlığın gerçekliği dinle devam ediyor.

Zariyat-7: وَالسَّمَاء ذَاتِ الْحُبُكِ

Ves semai: gök
zatil: ilgili
hubuki: sevgi/aşkın kaynağı Gök, aşkın /sevginin kaynağıdır. (Göklerin /kuarkların yüksek çekim gcü vardır!)

*) Zariyat-8: إِنَّكُمْ لَفِي قَوْلٍ مُّخْتَلِفٍ

İnne kum: sen gerçekte
le fi kavlin: söz içindesin
muhtelifin: farklı
Aslen sen farklı sözler içindesin.
Sen diye hitap edilen ruh, sadece bir tanedir.
Bu kadar çok sayıda insan olmasına karşın gerçekte herkes aynı kişidir. Farklı söz içinde olmak, atomların kesretine istinaden her birinin içine üflenen ruh, farklı bir insan /bir kişi oluyor.

Zariyat-9: يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ أُفِكَ

Yu’feku anhu : onun hakkında uydurulan yalan men ufike : iftiradan

Zariyat-10: قُتِلَ الْخَرَّاصُونَ

Kutilel: öldürüldü
harrasun : yalancılar

Zariyat-11: الَّذِينَ هُمْ فِي غَمْرَةٍ سَاهُونَ

Ellezine hum: onlar ki
fi gamratin sahun: yoğunluğun içinde unutkan/yanılmış

Zariyat-12: يَسْأَلُونَ أَيَّانَ يَوْمُ الدِّينِ

Yes’elune: soruyorlar
eyyane: ne zaman
yevmud din: din günü

Zariyat-13: يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ

Yevme: gün
hum: onlar
alan nari: ateşe
yuftenun: fitne /fücur /düzensiz

Zariyat-14: ذُوقُوا فِتْنَتَكُمْ هَذَا الَّذِي كُنتُم بِهِ تَسْتَعْجِلُونَ

Zuku fitnetekum: tadın fitnenizi
hazallezi kuntum: işte bu sizin
bihi testa’cilun: acele ettiğiniz

Zariyat-15: إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

İnnel muttakine: gerçekten ihtiyatlı olanlar
fi cennatin ve uyunin: cennetin ve göz içindeler
Telkinlere uyarak güven içinde olmayı seçenler atomların (saklı yır anlamında cennetin ) içinde, göz olara tarif edilen koni tabanının içindedir.

Zariyat-16: آخِذِينَ مَا آتَاهُمْ رَبُّهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَلِكَ مُحْسِنِينَ

Ahizine ma atahum rabbuhum: rablerinin verdiklerini alanlar
innehum kanu kable zalike muhsinin: önceden de şu iyi olanlardandı

Zariyat-17: كَانُوا قَلِيلًا مِّنَ اللَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ

Kanu kalilen: onlar pek azını
minel leyli: geceden
ma yehceun: uyumadılar /sakinleşmediler

Zariyat-18: وَبِالْأَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

Ve bil esharihum: onlar seherle
yestağfirun: af /bağışlanmayı dilediler

Zariyat-19: وَفِي أَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِّلسَّائِلِ وَالْمَحْرُومِ

Ve fi emvalihim: malları içinde
hakkun: sağa /sağdan
lis saili: sıvı için
vel mahrumi: ve yoksunluk
Bir atomun içindeki kuarklarda barınan ruhun mal varlığı o atomdan başkası değildir. Atomun bileşenlerine baktığımızda, içi boş /yoksun bir bir koni ve koninin dışına sağa santrjfüj etkisiyle atılan su /enerji vardır.

Zariyat-20: وَفِي الْأَرْضِ آيَاتٌ لِّلْمُوقِنِينَ

Ve fil ardı: ve yerin içinde
ayatun: ayetleri
lil mukınin: korunmuş
Atom iki ana kısımdan oluşuyordu, üstte gökler /proton ve aşağıda /dünyada ise Yer / elektron vardı. Önceki cümlede ruhun sahip olduğu meta anlatıldı, burada da elektron/yer içinde muhafaza edilen ayetler/işaretler haber veriliyor.