Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
------

36- 86 Tarık

  • Yıldızların nasıl çalıştığı hakkında bilgi.

    Yaydıkları enerjiyi kendilerinin üretmeyip, uzaydan topladıklarını, sonra onu katı halde (foton olarak) fırlattıkları anlatılıyor.

    Güneşimiz ve evrendeki tüm yıldızlar, burada anlatılan yıldızlardan ibaret topluluklardır.

Tarık-1: وَالسَّمَاء وَالطَّارِقِ

Ves semai: Gökler
vet Tarık: ve tarik

Tarık-2: وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ

Ve ma edrake: ne bilirsin
mat Tarık: tarik nedir

Tarık-3: النَّجْمُ الثَّاقِبُ

En necmus: yıldız
sakıb: delen/nüfuz eden
Bir yıldız ki delen/nüfuz eden.

Tarık-4: إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ

İn kullu nefsin : her nefsin
lemma aleyha hafız: üzerinde sakladığı
Her nefsin üzerinde sakladığı.

Yıldız, külah biçimindeki insan atomunun üstünde dondurma konulan yerde yarım küre şekilli alana deniyor -başka cümlelerde güneşin tam küre olmadığı anılarak bu tarif pekiştirilecek- Böylece Her insan bir yıldızdır/yıldız saklar. O bir boşluk olduğundan sahiplenme ifadesi uymayacaktı, gördüğünüz üzere ifadede "Üzerinde sakladığı" denilerek hayranlık veren türde açıklayıcı bir tarif yapılmış.

Tarık-5: فَلْيَنظُرِ الْإِنسَانُ مِمَّ خُلِقَ

Felyanzuril: bakalım
insanu mimme hulıka: insan neyi yapacak
Bakalım insan (kendisine verilen kudretle) ne yapacak.

İnsan atomunun en büyük özelliği nükleer kuvvet/çekim gücü sahibi olmasıdır.

Tarık-6: خُلِقَ مِن مَّاء دَافِقٍ

Hulika:yapsın
min main : sudan
:kalıcı
Sudan kalıcı bir şeyler (yapabililecek mi bakalım/görelim)

Tarık-7: يَخْرُجُ مِن بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَائِبِ

Yahrucu : dışarı çıkar
min beynis: arasındaki
sulbi: katı
vet teraib: topladığın tozlardan
Topladıklarından dışarıya katı bir şey çıkar.

Yıldızlar evrendeki atıl enerjiyi, ısıyı emerler. Sonra onları katı yani parçacıklar/fotonlar olarak dışarı çıkarır/fırlatırlar. (Bilim dünyası fotonun parçacık mı dalga mı olduğunu henüz çözememişken vahiy açıklamaları rivayetlerinden fotonun parçacık olduğunun bildirildiğini görmekteyiz. Bu fırlatma tepki de yaratır. Böylece foton bir tarafa, insan diğer tarafa itilir. İnsan(hidrojen) atomu bir jet gibi hareket eder.

Tarık-8: إِنَّهُ عَلَى رَجْعِهِ لَقَادِرٌ

İnnehu : öyle
ala:üzerine
rac’ıhi: geri
le kadir: kudretiyle
öyle üzerine geri dönecektir.

yıldızların ürettiği fotonlar tekrar ısıya dönüştüğünde insanın üzerine (yıldıza) geri dönecek ve bu devir daim sürüp gidecek.

Tarık-9: يَوْمَ تُبْلَى السَّرَائِرُ

Yevme: gün
tubles: çeşni katmak
serair: kıyamet günü

Tarık-10: فَمَا لَهُ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ

Fe ma lehu min kuvvetin: peki onun ne gücü var
ve la nasır: destekçisi yokken
Peki, onun bir destekçisi yokken o gücünü nerden alır?

Fizik dünyasını alt üst edecek bir ifadedir bu; Bir atom foton üretmek gibi güç/kuvvet isteyen bir iş görüyor ve oradan oraya savrulmadan duruyor, mesnedi/desteği kimdir? Atom tüm kudretini, üzerindeki hiçlikter alır. Yukarıda defaten anlatılan yıldızın üzerindeki boşluk, onun ilahıdır. Herkesin ilahı aynı hiçliktir, başkaca cümlelerde bu ifade tekrarlanır. İlahiyat camiası, İlah ve Rab kelimelini aynı anlamda değerlendiriyor.

Tarık-11: وَالسَّمَاء ذَاتِ الرَّجْعِ

Ves semai : gökler
zatir rac’ı: geri döndüren
(Enerjiyi/dalgayı)Yansıtan geri döndüren/iade eden gökler.

Göklerin koni yüzeyi yınsıtıcı olarak üzerine çarpan dalga/fotonları yansıtıyor, ve bu yüzden göklerin dış yüzeyleri "ay" diye adlandırılmış. Koni yüzeyin tamamına göğüs deniyor. Vahiy rivayetlerinde ay ile ilgili anlatılar dnyanın uydusu hakkında olmayıp atomun bir fonksiyonunun günün konuşma diliyle tanımlanmasıdır.

Tarık-12: وَالْأَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِ

Vel ardı : Yer
zatis: ilgili
sad’ı: yarıklar
Yerle ilgili çatlaklar.

Tarık-13: إِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌ

İnnehu: öyle
le kavlun: söylemek
faslun: ara

Tarık-14: وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِ

Ve ma huve: nedir
bil hezli: ince yapılı/zayıf/sallanan
O nedir? ince yapılı, sallanan.

Tarık-15: إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا

İnnehum : bunlar
yekidûne: entrikacı
keyda: yaptı
bunlar yapılan entrikalar.

Tarık-16: وَأَكِيدُ كَيْدًا

Ve ekidu: yaptıklarını
keyda: yaptı
Yapacaklarını yaptı.

Tarık-17: فَمَهِّلِ الْكَافِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا

Fe mehhilil : yapacağım
kafirine: inkar edenlere
emhilhum: onlara vereceğim
ruveyda: yavaşça
Kafirlere yapacağımı yavaşça yapacağım.