Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

99- 65 Talak

  • Ruhların atomları sahiplenmesi ve terk etmesi hakkında bilgiler.

    Varlık "Ruh" tur! O, müzekker/ erildir Ruh, atomlar içinde barınır ve o dişildir.

Talak-1: يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَاء فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا الْعِدَّةَ وَاتَّقُوا اللَّهَ رَبَّكُمْ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِن بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ إِلَّا أَن يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ وَتِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ اللَّهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُ لَا تَدْرِي لَعَلَّ اللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَلِكَ أَمْرًا

Ya eyyuhan nebiyyu: ey nebi
iza tallaktumun nisae: eğer siz kadınlarınızı boşarsanız
fe tallikuhunne: boşadıklarınızı
li iddetihinne: onlara dönmek için
ve ahsul iddete: sayılanlarını sayın
vettekullahe rabbekum: rabbiniz Allah'tan korkun
la tuhricuhunne: onları çıkarmayın
min buyutihinne: evlerinden
ve la yahrucne: çıkarma
illa en ye’tine: ancak onlar geldiğinde
bi fahişetin: açık saçık /müstehcen
mubeyyinetin: gösterilenler
ve tilke hududullahi: Allah'ın hudutları
ve men yeteadde hududallahi: kim Allah'ın hudutlarından giderse
fe kad zaleme nefsehu: nefsine zulmetmiş olur
la tedri leallallah: bilemezsin belki Allah
yuhdısu: başka olaylara/icatlara sebep
ba’de zalike emra: sonraki emirlerine
Nisa kelimesinin kadın diye tercüme edilmemesi gerektiğini önceki pasajlarda görmuştük; Arapça dilinde kadın imrae (امرأة) kelimesidir.
Nisa ins insan nas kelimeleri atomların dünyasına muhsus isimlerdir. İns atomunun içindeki boşluğu in /ins ifade eder. Nisa, tıpkı insan'ın çoğulu olan nas gibi ins'in çoğuldur. Bu vech ile Talak bölümündeki anlatılar, element içindeki hadiselere dayanır. Peygamber etrafında halkalar /orbitallar oluşturmuş ins atomlarının biri veya bir kaçının birden mezun edilmesi gerekebilir. Dikkat edilirse cümle zaten birden fazla kadın boşanması üzerine çoğul kurulmuştur.
Boşanmış kadınların geri dönmeleri sıranda onların müstehcen /çıplak olmalarından bahsediliyor. Hatırlarsanız önceki pasajlarda Kur'an'dan bahsetmiştik. İçine yerleşen ruh ile atomu ışıltılı çarşafa büründüren koruyucu manyetizmayadan bahsedilmişti. İçindeki ruh bittiğinde veya ins atomunu terk ettiğinde o atom "boş olmuş" demektir. Zati kadın boşama sırasında ona "Boş ol!" denmesinin temelinde atomların ruhsuz /raculsuz/ boş durumları yatmaktadır.

Talak-2: فَإِذَا بَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَأَشْهِدُوا ذَوَيْ عَدْلٍ مِّنكُمْ وَأَقِيمُوا الشَّهَادَةَ لِلَّهِ ذَلِكُمْ يُوعَظُ بِهِ مَن كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَمَن يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَل لَّهُ مَخْرَجًا

Fe iza belagne ecelehunne: Olgunlaşma sürelerine eriştiğinde
fe emsikuhunne bi ma’rufin: herkesin bileceği şekilde tutun
ev farikuhunne bi ma’rufin: veya farklarının bilineceği şekilde
ve eşhidu zevey adlin minkum: sizden iki şahitle adalet edin
ve ekimuş şehadete lillah: Allah için şahit olun
zalikum yuazu bihi: size bu vazedildi
men kane yu’minu : güvende olan kimseler
billahi vel yevmil ahir: günün sonunda Allah iledir/beraberdir
ve men yettekıllahe:kim Allah'tan korkar
yec’al lehu mahraca: onun çıkış yolu olur

Talak-3: وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا

Ve yerzukhu: suladığını
min haysu: nereden
la yahtesib: hesaplamamıştı
ve men yetevekkel alallahi: sorumluluğu Allah'a yükleyen kimse
fe huve hasbuhu: hesapladı
innallahe baligu emrihi: gerçekte Allah olgunlaşanlara emretti
kad cealallahu: Allah kıldı /oluşturdu
li kulli şey’in kadra: her şey için bir kader

Talak-4: وَاللَّائِي يَئِسْنَ مِنَ الْمَحِيضِ مِن نِّسَائِكُمْ إِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَاثَةُ أَشْهُرٍ وَاللَّائِي لَمْ يَحِضْنَ وَأُوْلَاتُ الْأَحْمَالِ أَجَلُهُنَّ أَن يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ وَمَن يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَل لَّهُ مِنْ أَمْرِهِ يُسْرًا

Vellai yeisne: gelişmesini bekleyin
minel mahidı: -bilinen/o- ayın başından
min nisaikum inirtebtum:ilhak ettiğiniz kadınlardan -diğerleriyle- karıştırdığınız varsa
fe iddetuhunne selasetu eşhurin: üç ayları sayın
vellai lem yahıdne: o kimselerin döllenmeden sonraki kuluçka süresi bitimini
ve ulatul ahmali: ve yüklerini atıp atmadıkları
eceluhunne en yada’ne hamlehunn: onların süresi bitiminde yüklerini
ve men yettekıllahe: kim Allah'tan korkar
yec’al lehu min emrihi yusra: onun emrini yapmaktan memnundur
Evren 12 aydan oluşan bir gün döngüsüne sahip. Dünya için 12 ay, bir yıl demek iken evren her hangi bir güneş etrafında dönmemekte, kendi tam turu her gezegende olduğu gibi “gün /Allah’ın günü” diye anılmaktadır.
Evrenin on iki ayının üçü, haram aylardır. Bu aylarda ins atomları içinde barınan bir racul yoksa yani o boş ise, bir element içine kabul edilebiliyor. Anlatılarda kuluçka (hamilelik değil) süresinden ve yükünü bırakmaktan bahsediliyor. Hz Muhammed zamanında ve öncesinde gebelik ve doğum günümüzdeki tanımlarla aynı idi. Hamilelik ve doğum kelimeleri en kadim kelimelerden ikisidir. Hamil, hamile ve hamal gibi kelimeler taşımak anlamındadır.
İns atomunun içine yerleşen ruh, belli bir sürede taşınan yük olmaktan çıkarak elektronu oluşturuyor. (önceki anlatılardan hatırlayınız)

Talak-5: ذَلِكَ أَمْرُ اللَّهِ أَنزَلَهُ إِلَيْكُمْ وَمَن يَتَّقِ اللَّهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّئَاتِهِ وَيُعْظِمْ لَهُ أَجْرًا

Zalike emrullahi: Allah'ın emri budur
enzelehu ileykum:...üzerinize indirdiği
ve men yettekıllahe: Allah'tan korkun
yukeffir anhu seyyiatihi: günahı örtenin
ve yu’zım lehu ecra: ödülü büyütülür

Talak-6: أَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنتُم مِّن وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَارُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا عَلَيْهِنَّ وَإِن كُنَّ أُولَاتِ حَمْلٍ فَأَنفِقُوا عَلَيْهِنَّ حَتَّى يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ فَإِنْ أَرْضَعْنَ لَكُمْ فَآتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ وَأْتَمِرُوا بَيْنَكُم بِمَعْرُوفٍ وَإِن تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُ أُخْرَى

Eskinuhunne : onları oturtun
min haysu sekentum : oturduğunuz yerde
min vucdikum: sizi bulduğu
ve la tudarruhunne : onlara zarar venme
li tudayyiku aleyhinne: onları daraltmak için
ve in kunne ulati hamlin : ve ilk hamile olanlar
fe enfiku aleyhinne: onlar için harcadıkların
hatta yada’ne hamlehunne: yüklerini bırakana kadar
fe in erda’ne lekum: sizin için emzirdiklerinin
fe atuhunne ucurahunne: ücretlerini ödediler
ve’temiru beynekum bi ma’ruf: aranızda bilinen şekilde anlaşın
ve in teasertum: gücük çekerseniz
fe se turdıu lehu uhra: başka biri emzirsin

Talak-7: لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍ مِّن سَعَتِهِ وَمَن قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنفِقْ مِمَّا آتَاهُ اللَّهُ لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا مَا آتَاهَا سَيَجْعَلُ اللَّهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا

Li yunfık zu seatin : bir kapasite harcamak için
min seatihi: kapasiteden
ve men kudira aleyhi rızkuhu: ve kaderin bu geçimliğin üzerindendir
felyunfik mimma atahullahu: akmakta /akarak Allah’a gitmktetir
la yukellifullahu nefsen: Allah’a mal edilmez
illa ma ataha se yec’alullahu : ancak verdiklerini Allah yapacak
ba’de usrin yusra: zorluktan sonra kolaylık

Talak-8: وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ أَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِهِ فَحَاسَبْنَاهَا حِسَابًا شَدِيدًا وَعَذَّبْنَاهَا عَذَابًا نُّكْرًا

Ve keeyyin min karyetin atet: nice köylerden yorulan oldu
an emri rabbiha ve rusulihi : rabbinin ve elçisinin emrinden ötürü
fe hasebnaha: biz hesapladık
hisaben şediden : şiddetle hesabını
ve azzebnaha azaben nukra: ve biz işkence ettik zor işkenceyle

Talak-9: فَذَاقَتْ وَبَالَ أَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ أَمْرِهَا خُسْرًا

Fe zakat vebale emriha : tatdılar şiparislerinin sıhhatsizliğini
ve kane akıbetu emriha husra: ve şiparislerinin sonu bir kayıp oldu

*) Talak-10: أَعَدَّ اللَّهُ لَهُمْ عَذَابًا شَدِيدًا فَاتَّقُوا اللَّهَ يَا أُوْلِي الْأَلْبَابِ الَّذِينَ آمَنُوا قَدْ أَنزَلَ اللَّهُ إِلَيْكُمْ ذِكْرًا

Eaddallahu lehum azaben şediden : Allah onlara şiddetli işkence hazırladı
fettekullahe: Allah’tan korkun
ya ulil elbab: ey akıl sahibi
ellezine amenu: güvende olanlar
kad enzelallahu ileykum zikra: Allah sizi indirdi erkek olarak
Ruhlar Müzekker, racul yani erkektir. Zaten “zikr” erkek anlamına gelir. Dişil olan atomlardır.
Konuyla direk ilişkili olmasa da biyolojik bedenlerdeki kişilik sahibi ruhlarımız da erkektir. Bedenlerde cinsiyet ayrımı yaşanır.

Talak-11: رَّسُولًا يَتْلُو عَلَيْكُمْ آيَاتِ اللَّهِ مُبَيِّنَاتٍ لِّيُخْرِجَ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَمَن يُؤْمِن بِاللَّهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا قَدْ أَحْسَنَ اللَّهُ لَهُ رِزْقًا

Resulen yetlu: elçi okuyor
aleykum ayatillahi: üzerinizdeki Allah’ın işaretlerini
mubeyyinatin : açık açık
li yuhricellezine amenu: güvende olanların çıkması için
ve amilus salihati : ve iyi işler yapanların
minez zulumati ilan nur: karanlıklardan ışığa
ve men yu'min billahi : ve Allah’a güvenen kimse
ve ya'mel salihan: ve iyi işler yapan
yudhilhu cennatin : o sokulur cennete
tecri min tahtihal enharu : altından nehirler akan
halidine fiha ebeda: ölümsüzlük içinde daima ölümsüzlük değil!
kad ahsenallahu lehu rızka: Allah ona geçimlik verdi

Talak-12: اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ وَمِنَ الْأَرْضِ مِثْلَهُنَّ يَتَنَزَّلُ الْأَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَأَنَّ اللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا

Allahullezi: Allah o kimsedir ki
halaka seb'a semavatin: yedi gök yaptı
ve minel ardı mislehunn: ve bir o kadar da yer’den –yaptı-
yetenezzelul emru beynehunne : emri iner aranıza
li ta'lemu: öğrenmeniz için
ennallahe ala kulli şey'in kadirun : gerçekten Allah her şeye kadirdir
ve ennallahe kad ehata bi kulli şey'in ilma: ve gerçekten onun ilmi her şeyi kuşatmıştır