Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

108- 61 Saff

Saff -1: سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Sebbeha lillahi : Allah'ı tesbih eder
ma fis semavati ve ma fil ard: göklerin içinde ve yerin içinde olanlar
ve huvel azizul hakim:o sevgilidir bilgedir

Saff -2: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ

Ya eyyuhallezine amenu: ey güvende olanlar
lime tekulune: niçin söylüyorsun
ma la tef’alun: yapmadıklarını

Saff -3: كَبُرَ مَقْتًا عِندَ اللَّهِ أَن تَقُولُوا مَا لَا تَفْعَلُونَ

Kebure makten indallahi: Allah indinde büyük küstahlıktır
en tekulu ma la tef’alun: yapmadıklarını söylemek

*) Saff -4: إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِهِ صَفًّا كَأَنَّهُم بُنيَانٌ مَّرْصُوصٌ

İnnallahe yuhıbbullezine yukatilune: Allah öldürenleri sever
fi sebilihi : onun yolunda
saffen ke ennehum bunyanun mersus: üst üste saflar halinde sağlam bina edilmiş

Saff -5: وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِقَوْمِهِ يَا قَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَنِي وَقَد تَّعْلَمُونَ أَنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُمْ فَلَمَّا زَاغُوا أَزَاغَ اللَّهُ قُلُوبَهُمْ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ

Ve iz kale musa li kavmihi : Musa halkına dediğinde
ya kavmi : ey halkım
lime tu'zuneni : beni niçin incitiyorsunuz
ve kad ta'lemune enni resulullahi ileykum: biliyorsunuz ki ben size Allah'ın elçisiyim
fe lemma zagu ezagallahu kulubehum: onlara gittiğinde Allah onların kalplerini döndürdü
vallahu la yehdil kavmel fasikin:ve Allah günahkâr halklara rehberlik etmez

Saff -6: وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْتِي مِن بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَاءهُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Ve iz kale isabnu meryeme : meryem oğlu isa şöyle dedi
ya beni israile : ey israil oğulları
inni resulullahi : ben Allah'ın elçisiyim
ileykum musaddikan : size teyit eden
li ma beyne yedeyye minet tevrati : ellerimin arasındaki tevrattan
ve mubeşşiran : müjdeleyen
bi resulin ye’ti : elçi gelecek
min ba’dismuhu ahmed: benden sonra ismi ahmed
fe lemma caehum : onlara geldiğinde
bil beyyinati : delilleriyle
kalu haza sihrun mubin: dediler bu açık sihirdir

Saff -7: وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعَى إِلَى الْإِسْلَامِ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Ve men azlemu mimmeniftera alallahil kezibe : Kim Allah'a iftira atıp yalan söyleyenden daha zalimdir?
ve huve yud’a ilal islam: ve o teslim olmaya çağırıyorken
vallahu la yehdil kavmez zalimin: Allah ezici halkları klavuzlamaz/rehberlik etmez

Saff -8: يُرِيدُونَ لِيُطْفِؤُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ

Yuridune li yutfiu nurallahi : Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar
bi efvahihim: ağızlarıyla
vallahu mutimmu nurihi : ve Allah’ın nurunu öldürmek –istiyorlar-
ve lev kerihel kafirun: gerçi onlar nefret dolu inkarcılardı

Saff -9: هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ

Huvellezi ersele resulehu : o ki elçi gönderdi
bil huda : rehberliğiyle
ve dinil hakkı li yuzhirahu : ve sağa doğru dini göstermek için din, atomun dönüş yönü
alad dini kullihi : din üzerine tümünü
ve lev kerihel muşrikun: gerçi şirk koşanlar nefret etse bile

Saff -10: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَى تِجَارَةٍ تُنجِيكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

Ya eyyuhallezine amenu : ey güvende olanlar
hel edullukum ala ticaretin tuncikum : sizi kurtaracak bir ticaret göstereyim mi?
min azabin elim: acı işkenceden

Saff -11: تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

Tu’minune billahi ve resulihi : Allah’a ve elçisine güveninin
ve tucahidune : ve sen mücadele ediyorsun
fi sebilillahi: Allah yolunda
bi emvalikum ve enfusikum: mallarınızla ve nefeslerinizle
zalikum hayrun lekum : bu sizin için daha iyidir
in kuntum ta'lemun: keşke bilebilseniz

Saff -12: يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فِي جَنَّاتِ عَدْنٍ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

Yagfir lekum zunubekum : sizin günahlarınızı affeder
ve yudhılkum cennatin tecri min tahtihal enharu : ve alt tarafından nehirler akan vennetine koyar
ve mesakine tayyibeten fi cennati adnin: ve adn cenneti içindeki temiz meskenlere
zalikel fevzul azim: işte bu başarı büyüktur

Saff -13: وَأُخْرَى تُحِبُّونَهَا نَصْرٌ مِّنَ اللَّهِ وَفَتْحٌ قَرِيبٌ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ

Ve uhra tuhıbbuneha: ve seveceğin bir şey var
nasrun minallahi : Allah’ın yardımı
ve fethun karib: ve bir fetih
ve beşşiril mu’minin: güvendekileri müjdele

Saff -14: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا كُونوا أَنصَارَ اللَّهِ كَمَا قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيِّينَ مَنْ أَنصَارِي إِلَى اللَّهِ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ أَنصَارُ اللَّهِ فَآَمَنَت طَّائِفَةٌ مِّن بَنِي إِسْرَائِيلَ وَكَفَرَت طَّائِفَةٌ فَأَيَّدْنَا الَّذِينَ آَمَنُوا عَلَى عَدُوِّهِمْ فَأَصْبَحُوا ظَاهِرِينَ

Ya eyyuhallezine amenu : ey güvende olanlar
kunu ensarallahi: Allah’ın yardımcıları olun
kema kale isabnu meryeme lil havariyyine : Meryem oğlu İsanın havarilerine dediği gibi
men ensari ilallah: kim Allah’a yardım ederse
kalel havariyune nahnu ensarullah: dediler biziz Allah’ın yardımcıları
fe amenet taifetun min beni israile : İsrail oğullarından bir zümre inandılar
ve keferet taifetun: ve bir zümre de inkar etti
fe eyyednallezine amenu : biz güvende olanları destekledik
ala aduvvihim fe asbehu zahirin: onlar düşmanlarına üstün gelenlerden oldular