Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

84- 30 Rum

  • Ruh içinde bulunduğu ortam ile birlikte insan'ı oluşturuyor ve birey vasfını kazanıyor.
    İçlerinde olanın şey hakkında düşünmüyorlar denilerek insanları ruh hakkında kafa yormaya ve böylelikle kendinin ne olduğunun farkına varması amaçlanıyor.

    Allah'ın ruhunu taşımak ne anlama gelir?

    Her insan değerinin birebir aynısıdır. "İnsan yapılır ve tekrar edilir"

    Üstelik ruh, belli süreliğine kişidir, süre sonunda Allah'a geri döner, işte gerçek anlamdaki "Ölüm" budur.

Rum-1: الم

Elif Lam Mim

Rum-2: غُلِبَتِ الرُّومُ

gulibetir: mağlup ettim
rum: rum’u
Rum'u yendim

Rum-3: فِي أَدْنَى الْأَرْضِ وَهُم مِّن بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَ

Fi ednal ardı: aşağıdaki yerin içinde
ve hum : onlar
min ba’di : uzaktan
galebihim: onları aşmak
seyaglibun:yenilgi
Ve bunlar aşağıdaki yerin içindeler, onları yenilgiye uğratarak aşanlar.

Rum-4: فِي بِضْعِ سِنِينَ لِلَّهِ الْأَمْرُ مِن قَبْلُ وَمِن بَعْدُ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ

Fi bıd’ı sinin: bir kaç (3-9) sene içinde
lillahil emru: Allah'ın emrinin
min kablu: öncesinden
ve min ba’du: ve sonrasından
ve yevme izin yefrahul: o gün sevinecek
mu’minun: güvende olanlar

Rum-5: بِنَصْرِ اللَّهِ يَنصُرُ مَن يَشَاء وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

Bi nasrillahi: Allah’ın yardımıyla
yansuru: kazanır
men yeşau: dilediği kilişer
ve huvel azizur rahim : o sevgilidir merhametlidir

Rum-6: وَعْدَ اللَّهِ لَا يُخْلِفُ اللَّهُ وَعْدَهُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Va’dallahi: Allahın sözü
la yuhlifullahu: değişmez
va’dehu: ve onun sözü
ve lakinne: ama
ekseran nasi : insanların çoğunluk kısmı
la ya’lemun: bilmiyorlar

Rum-7: يَعْلَمُونَ ظَاهِرًا مِّنَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ الْآخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ

Ya’lemune: biliyorlar
zahiran: görünene
minel hayatid dunya: dünya (aşağıdaki) hayatını
ve hum anil ahırati: ve bunlar ahiret (yukarıdaki) hayatından
hum gafilun: onlar gafildirler
Görünen dünya (aşağıda /elektronda geçen fizik) hayatını biliyorlar, bunlar ahiret ( göklerin içindeki /protondaki) hayatından gafildirler!

Rum-8: أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا فِي أَنفُسِهِمْ مَا خَلَقَ اللَّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا إِلَّا بِالْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ النَّاسِ بِلِقَاء رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ

E ve lem yetefekkeru: düşünmüyorlar mı?
fi enfusihim: kendilerinin içindeki onu (raculü)
ma halakallahus semavati vel arda: gökleri ve yeri nasıl yaptığını
ve ma beynehuma: ve ikisi arasındakilerin
illa bil hakkı: ancak sağ ile (sağa dönmekle)
ve ecelin musemma: ve belirli bir süreliğine var oluşunu
ve inne kesiran minen nasi : insanların çok sayıda olmaları
bi likai rabbihim: rableriyle buluşmayı
le kafirun: inkar edenler
Onlar, kendi içlerindeki kişi hakkında düşünmüyorlar mı?
Allah gökleri ve yeri ve ikisinin arasındaki şeyleri ancak sağa ve belirlenmiş bir süreliğine yaptı.
insanların çoğu, rab’leriyle buluşmayı inkar ederler.

Rum-9: أَوَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَيَنظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوا أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا الْأَرْضَ وَعَمَرُوهَا أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَاءتْهُمْ رُسُلُهُم بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا كَانَ اللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَكِن كَانُوا أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

E ve lem yesiru: yürümediler mi
fil ardı: yer'in içinde
fe yanzuru: gördüler
keyfe kane: nasıl idi
akıbetullezine: sonları
min kablihim: onlardan öncekilerin
kanu eşedde: daha şiddetli
minhum kuvveten: onlardan kuvvetti
ve esarul arda: ve yer'in yetiştirildiğini
ve amaruha eksera: çoğu daha yaşlı
mimma amaruha: hangi yaştaki
ve caethum: onlara geldi
rusuluhum: onların resulleri
bil beyyinati:delilleriyle
fe ma kanallahu i yazlimehum: Allah onlara zulmetmedi
ve lakin kanu: lakin onlar
enfusehum: kendilerine
yazlimun: zulmettiler

Rum-10: ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذِينَ أَسَاؤُوا السُّوأَى أَن كَذَّبُوا بِآيَاتِ اللَّهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِؤُون

Summe: daha sonra
kane akıbetellezine: sonları öyle oldu
esaus: hakaret ettiler
sua : en kötüsü
en kezzebu: yalan söylediler
bi ayatillahi: Allah’ın işaretleriyle (atomları kullarak)
ve kanu biha yestehziun: onlar alay ediyordular

Rum-11: اللَّهُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Allahu yebdeul halka: Allah yapmaya başlar
summe yuiduhu: daha sonra tekrar eder
summe ileyhi turceun: daha sonra ona geri dönülür.
Her ruh insan isimli atomların içine üflendikten belli sure sonra tekrar üfleyene geri döner. (İşte ölüm atomik hayatın sona ermesinin adıdır. Bizlerin dünya üzerindeki biyolojik hayatımızın sona ermesi ölüm değildir.)