Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

97- 55 Rahman


  • Şekil1: İnsanın balıkla benzerliği!(Rahman-3)


    Şekil 2: iki doğunun yeri (Rahman-17)

    Şekil-3: Yerlerin (elektronların) görünümü (Rahman-24)

Rahman 1: الرَّحْمَنُ

Er rahman

Rahman-2: عَلَّمَ الْقُرْآنَ

Allemel kur’an
Kur'an’ın bilgisi; Manyetik alana ait bilgi

Rahman-3: خَلَقَ الْإِنسَانَ

Halakal insan
İnsan halg edildi /yapıldı.(sonraki bölümde de işleniyor)

Rahman-4: عَلَّمَهُ الْبَيَانَ

Allemehul beyan
Ona, bilim /bilgi beyan edildi

Rahman-5: الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ

Eş şemsu vel kameru bi husban
Güneş ve ayın hesabıyla
Güneşin çekim gücü ve ay hacmi arasında ilişki var. Proton çapı büyüdükçe güneşin çekim kuvveti artıyor ve etki alanı genişliyor.

Rahman-6: وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

Ven necmu veş şeceru yescudan
Yıldız ve ağaç secde ederler /eğilirler.

Rahman-7: وَالسَّمَاء رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ

Ves semae rafeaha: göğü yükseltti
ve vadaal mizan: ve denge koydu /teraziye aldı

Rahman-8: أَلَّا تَطْغَوْا فِي الْمِيزَانِ

Ella tatgav: haddi aşmayan
fil mizan:dengenin içinde

Rahman-9: وَأَقِيمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْمِيزَانَ

Ve ekimul vezne:ağırlıkları kurdu
bil kıstı: kısımlara ayrılmış
ve la tuhsırul mizan: teraziyi bozmadan/kaybetmeden

Rahman-10: وَالْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ

Vel arda vadaaha: ve yer yayıldı
lil enam: enam için

Rahman-11: فِيهَا فَاكِهَةٌ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْأَكْمَامِ

Fiha fakihetun: meyveler
ven nahlu zatul ekmam: palmiyenin kollarında

Rahman-12: وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُ

Vel habbu: taneleri
zul asfi:fırtına ile
ver reyhan:feslegen kokusu yayan

Rahman-13: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-14: خَلَقَ الْإِنسَانَ مِن صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِ

Halakal insane:İnsanı yaptı
min salsalin: ıslak kil
kel fahhar:seramik gibi
İns atomu içindeki boşluktan ötürü toprak /kil olarak tanımlanıyor.
İns atomunun içindeki enerjiden ibaret ruh ise su gibi davranıyor.
Böylece çamur meydana gelmiş oluyor. Ve ortaya çıkan İnsan atomu, cehennemin /evrenin içinde adeta pişiyor ve seramik gibi oluyor. Öyleki dokunulduğunda çan gibi çınlamaktadır. Çınlama hadisesi bir çok yerde titreşim olarak anılırken, cebrail'in Muhammed'i sıktığında da gerçekleşen bir vakıa olarak da ayrıa rivayet ediliyor.

Rahman-15: وَخَلَقَ الْجَانَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ

Ve halakal canne: ve cinn'ler yapıldı
min maricin: dumansız alevin
min nar: ateşindenn

Rahman-16: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-17: رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِ

Rabbul meşrikayni: iki doğunun rabbidir
ve rabbul magribeyn: ve iki batının da rabbidir
Protonun içindeki kuarklar çiftler halinde duruyorlar. Bu duruşları "yemin olsun üç çifte ve teke!" diye de ayriyeten bildiriliyor. Bir tek kuark -gök- oluşturulurken onun bir başlangıç noktası var. Doğduğu/oluştuğu yöne doğu ve ilerlediği yöne batı dendiğinde ortaya iki doğu ve iki batı diye bildirilen çoklu duruşlarının çoklu yönlerini tarif eden tafsilat çıkıyor. (Şekil 2)

Rahman-18: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-19: مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ

Merecel: salıverdi
bahrayni: iki denizi
yeltekıyan: buluşturdu
Protonun etrafındaki basınçlı alan, manyetik bir alan meydana geiriyor. Elektron etrafında gelişen manyetizma ile buluşmaları kaçınılmazdır.

Rahman-20: بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ

Beynehuma berzehun:onların aralarındaki engeli
la yebgıyan: çiğnemezler

Rahman-21: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-22: يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ وَالْمَرْجَانُ

Yahrucu: çıkıyor
min humal: ondan
lu’luu vel mercan: inci ve mercan

Rahman-23: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-24: وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنشَآتُ فِي الْبَحْرِ كَالْأَعْلَامِ

Ve lehul cevaril munşeatu: ona komşu/bitişik yapılar var
fil bahri kel a’lam: denizin içindeki bayrak direkleri/alem gibi
Etrafında manyetizması tam gelişmemiş yer'ler, denizde bayrak direklerini andırır yapılara benziyor. (Şekil 3)

Rahman-25: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-26: كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ Kullu men aleyha fani
Onların hepsi sonludur (ölümlüdür)
Atomların içindeki ruhlar ölümlüdür. Ölüm, dünyadaki beşeri hayatın sona ermesi değildir. Ruhların atom içindeki akışlarının bitmesiyle, atıl enerji olarak cehenneme karışmasıdır.

Rahman-27: وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

Ve yebka vechu rabbike: geride rabbinin yüzü
zul celali vel ikram:ile görkemli bir sütun -elif/çizgi/boyut- kalır

Rahman-28: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-29: يَسْأَلُهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ

Yes’eluhu: onlara sor
men fis semavati vel ard: göklerin ve yerin içindeki kimdir
kulle yevmin: her gün
huve fi şe’nin: o iş üzeredir
Onlara sor; Kim Göklerin ve yerin içinde kim var?
Cevap Allah’ın ruhudur!
Her atom farklı bir iş üzeredir ama aynı ruhu taşımaktadır.

Rahman-30: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-31: سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَا الثَّقَلَانِ

Se nefrugu lekum:sizi boşaltacağız
eyyuhas sekalani: ağırlıklarını
İns atomunun içi boş olmasından ötürü ağırlığı yok, ama içine yerleşen ruhun ağırlığı var. Elektronun etrafındaki mahyetizmanın da ağırlığı var. Ruh, sıvıların huniden akıp boşalması gibi ins atomundan elektrona doğru akarak boşalıyor.

Rahman-32: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-33: يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ

Ya ma'şeral cinni< vel insi b>: ey cinn ve ins topluluğu
inisteta'tum en tenfuzu: yapabilirseniz
min aktaris semavati vel ardı fenfuzu:göklerin ve yerin uçlarından /kenarlarından
la tenfuzune : geçemezsiniz/çıkamazsınız
illa bi sultan : Ancak sultanın gücüyle
Göklerin içindeki ruh, göğün dışına asla çıkamaz. Çıksa cehennemle karşılaşacağını bilemez. Önceki iletilerde, ruhun gökler içinde hapis olduğunu söylenmişti. Fiziki açıdan ins atomunun koni yüzeyi ay özelliğiyle enerjiyi yani enerjiden oluşmuş ruhu geri yansıtacaktır.

Rahman-34: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-35: يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ

Yurselu aleykuma şuvazun: size dumanı olmayan alev göndedi
min narin: ateşten
ve nuhasun: ve bakır –dan-
fe la tentesıran: başaramadınız

Rahman-36: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-37: فَإِذَا انشَقَّتِ السَّمَاء فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِ

Fe izen şakkatis semau: gök yarıldığı zaman
fe kanet verdeten: gül gibiydi
ked dihan: erimiş yağlı

Rahman-38: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-39: فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْأَلُ عَن ذَنبِهِ إِنسٌ وَلَا جَانٌّ

Fe yevme izin la yus’elu: artık o gün sorulmaz
an zenbihi insun: ins’in günahı
ve la cann: ve ne de cinlere

Rahman-40: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-41: يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِسِيمَاهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاصِي وَالْأَقْدَامِ

Yu’raful mucrımune bi simahum: suçlular alınlarından /belirtilerinden bilinirler
fe yu’hazu bin nevasi: alındı perçemleri
vel akdam: ve ayakları

Rahman-42: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-43: هَذِهِ جَهَنَّمُ الَّتِي يُكَذِّبُ بِهَا الْمُجْرِمُونَ

Hazihi cehennemulleti: Bu cehennem
yukezzibu bihal mucrimun: suçluların yalanladığı –cehennemdir-

Rahman-44: يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ

Yetufune beyneha: arasında dolaşırlar
ve beyne: ve arada
hamimin an: kaynar su ısısı

Rahman-45: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-46: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

Ve li men hafe makame rabbihi cennetani: rabbinin makamından korkanlar için iki cennet var

Rahman-47: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-48: ذَوَاتَا أَفْنَانٍ

Zevata efnan: ikisi de yemiş veren dal

Rahman-49: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-50: فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ

Fi hima aynani tecriyan: onlarda iki göz yer alır

Rahman-51: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz? >

Rahman-52: فِيهِمَا مِن كُلِّ فَاكِهَةٍ زَوْجَانِ

Fi hima min kulli fakihetin zevcan: onlarda meyvelerin hepsinden eşli /çift var

Rahman-53: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-54: مُتَّكِئِينَ عَلَى فُرُشٍ بَطَائِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ وَجَنَى الْجَنَّتَيْنِ دَانٍ

Muttekiine: yatarlar
ala furuşin: döşekler üzerinde
batainuhamin istebrak: iç döşemeleri atlastan
ve cenel cenneteyni dan: ve toplar iki cenneti

Rahman-55: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-56: فِيهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ

Fihinne: orada
kasiratut: yaşları küçük
tarfi: tahrik eden
lem yatmishunne: baştan çıkarılmamış
insun kablehum: onları önceden insanlar
ve la cann: ve cinler değil

Rahman-57: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-58: كَأَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُ

Ke enne hunnel yakutu: onlar yakut gibidir
vel mercan: ve mercan

Rahman-59: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-60: هَلْ جَزَاء الْإِحْسَانِ إِلَّا الْإِحْسَانُ

Hel cezaul ihsani illal ihsan: iyiliğin /ihsanın karşılığı ihsandan başka mıdır?

Rahman-61: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-62: وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ

Ve min dunihima cennetan: ve onlarsız iki cennet var

Rahman-63: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-64: مُدْهَامَّتَانِ

Mudhammetan :

Rahman-65: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-66: فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ

Fihi ma aynani neddahatan: onlarda damıtan iki göz var

Rahman-67: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-68: فِيهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ

Fihi ma fakihetun ve nahlun ve rumman: onlarda meyveler ve palmiye ve nar var

Rahman-69: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-70: فِيهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌ

Fihinne hayratun hisan: orada iyilik güzellik var

Rahman-71: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-72: حُورٌ مَّقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِ

Hurun: göz bebekleri
maksuratun: bölmelerde
fil hiyam: çadırlar içinde
Çadırlar içindeki bölmelerde göz bebekleri var

Rahman-73: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-74: لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ

Lem yatmishunne: baştan çıkarılmadı
insun kablehum: önceden insanlar
ve la cann: ve cinler değil

Rahman-75: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-76: مُتَّكِئِينَ عَلَى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍ

Muttekiine: yatarlar /yaslanırlar
ala rafrafin hudrin: yeşil yastıklar üzerinde
ve abkariyyin hisan: ve iyi güzel sergi /kilim

Rahman-75: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinizin nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Rahman-78: تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

Tebarakesmu rabbike: senin rabbinin ismi bereketli /kutsanmış
zil celali: bir büyüklük
vel ikram: ve cömertlikle