Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
----

3/73 Müzzemmil

  • Müzzemmil: wrapped up
    The soul was wrapped and thus protected from hell. The soul is housed in a cone-shaped entity whose name is "night". The phrase "wrapping of the night" indicates that light / energy cannot enter.
  • "Ego is a small part of the night" proportionally, the space occupied by the ego in the quark is mentioned.
    "We'll tell you a heavy promise soon" This statement is proof that the verse can not be said to God's words. Because atoms / assets are called "Ayet".

    "The Lord of the East and the West" Only two aspects of space (atoms) can be spoken. The movement The beginning point (back side) is east and the other is the direction of movement (front) west. Briefly in space There are only two directions. East and west directions are determined based on the structure of atoms. Therefore, the direction of these two directions is not spoken, already in the east of the revelations and the name of the direction except the west. As we have seen, revelations describe the atoms themselves, their structural states and their actions.

    In the first verse, information about the Qur'an is being made.

    Hz. Mushaf, compiled after the death of Muhammad, took the name of the Qur'an in the last century. The Qur'an is the name of the greatest work of Allah.

müzzemmil 1: يَا أَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ

Yâ eyyuhâl muzzemmil: Hey veiled Lurking

müzzemmil 2: قُمِ اللَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا

Kumil leyle illâ kalîlâ: gently enter, into the night
The soul does not suddenly fill into the night

müzzemmil 3: نِصْفَهُ أَوِ انقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا

Nısfehû evinkus minhu kalîlâ: Half or less (fill)

müzzemmil 4: أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا

Ev zid aleyhi ve rettilil kur’âne tertîlâ: Arrange a column. And tone the Quran around him.
The Koran is the magnetic field that develops around the atom. Bas the spirit fills the night, the Qur'an is increasing.

müzzemmil 5: إِنَّا سَنُلْقِي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا

İnnâ se nulkî aleyke kavlen sekîlâ: We'll tell to you a heavy speak soon

müzzemmil 6:إِنَّ نَاشِئَةَ اللَّيْلِ هِيَ أَشَدُّ وَطْءًا وَأَقْوَمُ قِيلًا

İnne nâşietel leyli hiye eşeddu vat’en ve akvemu kîlâ: Night is powerful and sturdy
The night is an asset, a building. (Soul's shelter)

müzzemmil 7: إِنَّ لَكَ فِي اَلنَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا

İnne leke fîn nehâri sebhan tavîlâ: When the night is taken as a reference, the soul is shine.

müzzemmil 8: وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ إِلَيْهِ تَبْتِيلًا

Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ: And don't forget your Lord, tell your name. The East and the West point to the beginning and extension of the atom.

müzzemmil 9: رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَكِيلًا

Rabbul meşrıkı vel magribi lâ ilâhe illâ huve fettehızhu vekîlâ: He is the Lord of the East and the West.

müzzemmil 10: وَاصْبِرْ عَلَى مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا

Vasbir alâ mâ yekûlûne vehcurhum hecran cemîlâ: And what they say then be patient, leave

müzzemmil 11: وَذَرْنِي وَالْمُكَذِّبِينَ أُولِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا

Ve zernî vel mukezzibîne ulîn na’meti ve mehhilhum kalîlâ: Those who deny the blessing, leave it to me.

müzzemmil 12: إِنَّ لَدَيْنَا أَنكَالًا وَجَحِيمًا

İnne ledeynâ enkâlen ve cahîmâ: There are expanding hoops / rings that restrict hell.
These hoops form "night". They expand like circles in water
As the water rings expand, they form a cone.

müzzemmil 13:وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا

Ve taâmen zâ gussatin ve azâben elîmâ
Ve çemberin ağzını/boğazını tıkayıp orada kalan gıda için elîm azap vardır.
gece konisinin çember şeklindeki açık tabanı onun ağzı/boğazıdır. Mağaraya giriş yerini kapatan şey yine bir enerji yumağı/besin olabilir. Bu ağızdan içeriye dolmak isteyen enerji yumakları adeta emilmektedir, buna nefs/gravity deniliyor.

müzzemmil 14: يَوْمَ تَرْجُفُ الْأَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا

Yevme tercuful ardu vel cibâlu ve kânetil cibâlu kesîben mehîlâ
O gün yeryüzü ve dağlar şiddetle sarsılır ve dağlar dağılmış kum yığını olmuştur.
bu vahiy elektron hakkındadır, Yer/elektron konusunun işlendiği pasajın akışı içinde değerlendirilmelidir.

müzzemmil 15: إِنَّا أَرْسَلْنَا إِلَيْكُمْ رَسُولًا شَاهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَا أَرْسَلْنَا إِلَى فِرْعَوْنَ رَسُولًا

İnnâ erselnâ ileykum resûlen şâhiden aleykum kemâ erselnâ ilâ fir'avne resûlâ
üzerinize şahit olacak bir peygammebr gönderdik. Firavuna gönderdiğimiz gibi.

müzzemmil 16: فَعَصَى فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَأَخَذْنَاهُ أَخْذًا وَبِيلًا

Fe asâ fir’avnur resûle fe ehaznâhu ahzen vebîlâ
Fakat firavun peygambere asi oldu. Bunun üzerine onu çok ağır bir yakalayışla aldık

müzzemmil 17: فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ شِيبًا

Fe keyfe tettekûne in kefertum yevmen yec’alul vildâne şîbâ
Eğer inkâr ederseniz, yeni doğanların saçlarını ağartan o günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?

müzzemmil 18: السَّمَاء مُنفَطِرٌ بِهِ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولًا

Es semâu munfatırun bihî, kâne va’duhu mef’ûlâ

müzzemmil 19: إِنَّ هَذِهِ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَاء اتَّخَذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا

İnne hâzihî tezkiratun, fe men şâettehaze ilâ rabbihî sebîlâ
Kim Rabbine ulaşmayı dilerse, buna izin alır

müzzemmil 20:إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَى مِن ثُلُثَيِ اللَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَائِفَةٌ مِّنَ الَّذِينَ مَعَكَ وَاللَّهُ يُقَد ِّرُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُوا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْآنِ عَلِم َ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَى وَآخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ اللَّهِ وَآخَرُونَ يُقَاتِلُو نَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَاقْرَؤُوا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَقْرِضُوا اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا وَمَا تُقَدِّمُوا لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ اللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَاسْتَغْفِرُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

İnne rabbeke ya'lemu enneke tekûmu ednâ min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve tâifetun minellezîne meake, vallâhu yukaddirul leyle ven nehâre, alime en len tuhsûhu fe tâbe aleykum, fakraû mâ teyessere minel kur’ânî, alime en se yekûnu minkum mardâ ve âharûne yadribûne fîl ardı yebtegûne min fadlillâhi ve âharûne yukâtilûne fî sebîlillâhi fakraû mâ teyessere minhu ve ekîmus salâte ve âtûz zekâte ve akridullâhe kardan hasenen, ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâhi huve hayran ve a'zame ecrâ, vestagfirûllâh, innallâhe gafûrun rahîm
Gecenin yarısını, üçte ikisini, geriye kalan aralığı yalnız rabbi bilir. Gecenin içindekini yalnız o bilebilir. Ve geceyi ve gündüzün farkını Allah takdir eder, onu sizin asla hesaplayamayacağınızı bildi. Tövbenizi kabul etme sebibi budur. O halde Kur’ân’dan size kolay geleni okuyun! Salatı ikame edin, zekâtı verin! Ve nefsiniz için hayır olarak ne takdim ederseniz, onu Allah’ın indinde daha hayırlı ve daha büyük bir ecir olarak bulursunuz.
Gece'nin dünya gecesi yani karanlık zaman dilimini işaret etmiyor bilakis evreni içinde barındıran mekanı haber veriyor. Gecenin yarısı üçte biri ve dörtte biri gibi miktarlarını bizim bilemeyeceğimizin söylenmesi bu yüzdendir. Sürekli akan zamanın miktarı karanlık ve sessizlik içinde bilinemez. Dış etkenler yani bu dilimlere karşılık gelen zamanlarda bir manyetik rüzgarla uyarılan Ruh, sopa gibi dik duruşa geçiyor. Buna salat deniyor. Salat namaz anlamına gelmez. Salatın amacı hakkında başkaca vahiy rivayetleri var, onlarla konuyu pekiştirebiliriz.

.