Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

71- 71 Nuh

  • Arrttırılan enerji seviyesi sayesinde elektronun uzatılmasından bahsediliyor. Diğer adıyla potansiyel fark hakkında bilim dünyasının henüz hala geçerli bir tanımlaması yokken gerilimin işleyiş mekanizması anlatılıyor.

    Yedi gökle birlikte vücut bulan güneş ve ay hakkında da tamamlayıcı bilgiler okumaktayız.

Nuh-1: إِنَّا أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

İnna erselna nuhan: Nuh'u gönderdik
ila kavmihi: kavmine
en enzir kavmeke: halkını uyarmak üzere
min kabli: önceden
en ye’tiyehum : onlara gelecek
azabun elim: şiddetli azap

Nuh-2: قَالَ يَا قَوْمِ إِنِّي لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Kale ya kavmi: dedi ey halkım
inni lekum nezirun mubin: size açıkça gösterilen uyarıcıyım

Nuh-3: أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ وَاتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ

Eni’budullahe: Allah'a hizmet edin -// vettekuhu: ondan korkun
ve etiuni : ve itaat edin

Nuh-4: يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى إِنَّ أَجَلَ اللَّهِ إِذَا جَاء لَا يُؤَخَّرُ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

Yagfir lekum: sizi affettik
min zunubikum: günahlarınızdan
ve yuahhırkum: sizi geciktirmek
ila ecelin musemma : belirli bir süre adlandırılmış
inne ecelallahi: gerçekten Allahın süresi
iza cae: geldiği zaman /geldiğinde
la yuahharu: gecikmez
lev kuntum ta’lemun : nerede olursanız olun

Nuh-5: قَالَ رَبِّ إِنِّي دَعَوْتُ قَوْمِي لَيْلًا وَنَهَارًا

Kale rabbi inni deavtu: Rabbim, ben davet ettim dedi
kavmi: halkımı
leylen ve nehara: gece ve gündüz

Nuh-6: فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَائِي إِلَّا فِرَارًا

Fe lem yezidhum duai: onları arttırmadı çağrıları
illa firara : ancak kaçışları

Nuh-7: وَإِنِّي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوا أَصَابِعَهُمْ فِي آذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًا

Ve inni kullema deavtuhum: onları her çağırdığımda
li tagfira lehum : onları affetmek için
cealu esabiahum: onlar parmak yaptılar /koydular
fi azanihim: kulaklarının içine
vestagşev siyabehum: elbiselerini soyup kaçtılar
ve esarru vestekberu: büyüklenmekte ısrarla
istikbara : büyüklenerek

Nuh-8: ثُمَّ إِنِّي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًا

Summe: daha sonra
inni deavtuhum cihara: onları alenen davet ettim

Nuh-9: ثُمَّ إِنِّي أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًا

Summe: daha sonra
inni a’lentu lehum: onları açık ettim
ve esrartu lehum israra : onların tüm sırlarıyla

Nuh-10: فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ إِنَّهُ كَانَ غَفَّارًا

Fe kul tustagfıru rabbekum: ve dedim ki rabbinizden af dileyin innehu kane gaffara : o günahları bağışlayandır

Nuh-11: يُرْسِلِ السَّمَاء عَلَيْكُم مِّدْرَارًا

Yursilis semae aleykum midrara: üzerinize gökten bol yağmur gönderir

Nuh-12: وَيُمْدِدْكُمْ بِأَمْوَالٍ وَبَنِينَ وَيَجْعَل لَّكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَل لَّكُمْ أَنْهَارًا

Ve yumdidkum bi emvalin: sizi mallarınızla uzatır
ve benine: ve oğullarınızla
ve yec’al lekum cennatin: size cennet yapar
ve yec’al lekum enhara: ve size nehirler yapar
Atom içinde barınan ruhun sahip olacağı yegane mal, elektron etrafındaki manyetizmadır. Manyetizma ile birlikte elektron için “oğul” deniyor. Elektron, manyetizması (gerilimi /potansiyel farkı) arttıkça uzanmaktadır. Cümlelerdeki ifadeler bükülmediği sürece tam da bilimsel anlamıyla ileri sürdüğümüz hipotezimizi onaylar nitelikte anlamlara sahipler.

Nuh-13: مَّا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًا

Ma lekum la tercune lillahi vakara: nedir bu Allah için isteksizliğiniz ve onurunuz

Nuh-14: وَقَدْ خَلَقَكُمْ أَطْوَارًا <

Ve kad halakakum etvara: sizin yapılışınız aşamalar (evrim) halindedir

Nuh-15: أَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللَّهُ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ طِبَاقًا

E lem terav keyfe halakallahu: görmedin mi Allah nasıl yaptı
seb’a semavatin tıbaka: uyum içindeki yedi göğü /kuarkları

Nuh-16: وَجَعَلَ الْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا

Ve cealel kamera fihinne nuran : ve orada –yedi gökte- ayı ışık
ve cealeş şemse siraca: ve güneşi bir lamba
Yedi gök iç içe konilerden oluşuyor. En dıştaki koni yüzeyi ay olarak anılıyor. Ki bu yüzden ay ve güneşin bulunduğu yerden ötürü yedi gök işaret edilerek orada ay, yansıtıcı ve güneş ışık kaynağı olarak çalışıyor. Yani ay ve güneş protonun işlevi olarak tarif ediliyor. Kadim bilgilerin avam tarafından yorumlaşıyla yıldızımıza güneş denmiş ve onun ışığını kısıtlı miktar yansıtan uydumuza ay denilmiş. Gerçekte protonun yüzeyi, ışığın /dalganın tamamına yakınını yansıtabilmektedir.

Nuh-17: وَاللَّهُ أَنبَتَكُم مِّنَ الْأَرْضِ نَبَاتًا

Vallahu enbetekum: Ve sizi –erkek çoğul- Allah büyüttü
minel ardı nebata: yerden nebat olarak

Nuh-18: ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًا

Summe yuidukum fiha: daha sonra sizi oraya döndürüp
ve yuhricukum ihraca: sizi dışarı çıkaracak

Nuh-19: وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ بِسَاطًا

Vallahu ceale lekumul arda bisata: Ve Allah sizi oluşturacak, yeri yayarak
Göklerden aşağıya inen ruh, Yerde yayılarak dünya hayatını yaşayan kişi olacak; İşte oğul böyle oluşturuluyor. İlimsel anlamıyla oğul, elektron adı verdiğimiz protonun uzantısıdır.

Nuh-20: لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا

Li tesluku minha subulen ficaca: onların yürümeleri için yollar