Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

88- 8 Enfal

  • Hakk (sağ) üzerine tanımlayıcı bilgiler.

    Evrenin kendisi dahil olmak üzere evrendeki tüm atomların sağa (hak) veya sola (batıl) olmak üzere bir dönüş yönü var. Onlar dönüşlerden /döndürümlerden ibaret hareketler olarak varlığı meydana getiriyorlar.

    Evren sağa döndüğü için atomlar sağa dönmeleri telkin ediliyor. Sola dönen atomların elektrik yükü kadar negatif etkiye sahip olmaları yüzünden inkarcı diye anılmaktalar.

Enfal-1: يَسْأَلُونَكَ عَنِ الأَنفَالِ قُلِ الأَنفَالُ لِلّهِ وَالرَّسُولِ فَاتَّقُواْ اللّهَ وَأَصْلِحُواْ ذَاتَ بِيْنِكُمْ وَأَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Yes’eluneke anil enfal: sana enfal hakkında soruyorlar
kulil enfalu lillahi ver resul: deki enfal Allah ve resul içindir
fettekullahe: Allah'tan korkun
ve aslihu zate beynikum: aranızdaki ilgiyi doğru kurun
ve etiullahe: Allah gönüllü itaat edin
ve resulehu: ve resule
in kuntum mu’minin: sen güvende isen
Enfal Arapçada sözlük anlamıyla mal, fanimet, bağış anlamlarına gelmekte fakat kadınlara atıfta bulunmak için kullanılmaktadır. Gerçekte ganimet kelimesi nimet köküyle aynı telaffuza sahiptir. Vahiy rivayetlerinde anlatılan olay örgüsü dikkate alındığında ve bu cümlede vurgulanan ilişkiden çıkarılacak mana içinde enfal kelimesi, çekirdekte duran dişil özelliğe sahip protonların birbirine bağlanması hakkındadır.

Enfal-2: إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ آيَاتُهُ زَادَتْهُمْ إِيمَانًا وَعَلَى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

İnnemal mu'minunellezine: ancak güvende olan kimselere
iza zukirallahu: eğer Allah'ın zikri (erkekliği)
vecilet : ?
kulubuhum: onların kalplerine
ve iza : ve eğer
tuliyet: ?
aleyhim: üzerlerine
ayatuhu zadethum imanen: onun işaretleri onlarda artınca güvenleri
ve ala rabbihim yetevekkelun: ve rablerine güvenirler

Enfal-3: الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلاَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ

Ellezine yukimunes salate: ikametgahına destek olanlar
ve mimma razaknahum yunfikun: onlara verdiğimiz geçimliği (enerjiyi) harcıyorlar
Ruhun ikamet ettiği yer göklerdir. Orada devinimi için gereken enerji, rab tarafından temin ediliyor.

Enfal-4: أُوْلَئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُمْ دَرَجَاتٌ عِندَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

Ulaike humul mu’minune hakka: Bunlar güvende olanlar, sağa dönenlerdir
lehum deracatun inde rabbihim: onların dereceleri rablerindedir
ve magfiratun: ve affedilmişlerdir
ve rızkun kerim : ve geçimlikleri değerlidir

Enfal-5: كَمَا أَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِن بَيْتِكَ بِالْحَقِّ وَإِنَّ فَرِيقاً مِّنَ الْمُؤْمِنِينَ لَكَارِهُونَ

Kema ahraceke rabbuke: Rabbin seni çıkardı
min beytike : evinden
bil hakkı: sağa (döner halde)
ve inne ferikan : gerçekten bir kısmı
minel mu’minine : güvende olanlardan
le karihun: hoşlanmıyordu

Enfal-6: يُجَادِلُونَكَ فِي الْحَقِّ بَعْدَمَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنظُرُونَ

Yucadiluneke: seninle tartışıyorlar
fil hakkı : sağ hakkında
ba'de ma tebeyyene : ortaya çıkınca
ke ennema yusakune mevti ilal : sanki ölüme yönlenmiş gibi

ve hum yanzurun: ve onlar bakarlar

Enfal-7: وَإِذْ يَعِدُكُمُ اللّهُ إِحْدَى الطَّائِفَتِيْنِ أَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُرِيدُ اللّهُ أَن يُحِقَّ الحَقَّ بِكَلِمَاتِهِ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِرِينَ

Ve iz yaıdukumullahu: Allah sizi saydığında
ihdat taifeteyni: iki toplum halinde
enneha lekum: biri sensin
ve teveddune : ve istersiniz
enne gayra zatiş şevketi : dikenlerin dışında
tekunu lekum: olmak
ve yuridullahu en yuhıkkal hakka: Allah istiyor ki sağa olsun
bi kelimatihi: kelimeleriyle /etkisiyle
ve yaktaa dabiral kafirin: inkarcıların ardı kesilsin
Evren sağa dönüyor, bu Allah'ın hakkı /yönü oluyor. Kafirler /inkarcılar bu dönüşe ters yönde dönüyorlar, böylece polarmaları ters kutuplanmış batarya hücresi gibi elektrik yükünü siliyor . Allah istiyor ki ters yöne dönen olmasın herkes -tüm atomlar- hak yani aynı yene dönsünler, ters dönenlerin ardı kesilsin.

Enfal-8: لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ

Li yuhıkkal hakka: sağa dönün
ve yubtılel batıle: yalanları hükümsüz bırakın
ve lev kerihel mucrimun: eğer suçlular terse /geri dönerse

Enfal-9: إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّي مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ الْمَلآئِكَةِ مُرْدِفِينَ

İz testegisune rabbekum: rabbini aradığınız zaman
festecabe lekum: size cevap verdi
enni mumiddukum: imdadınıza yetişti
bi elfin minel melaiketi : bin melekle
murdifin: arkalarından

Enfal-10: وَمَا جَعَلَهُ اللّهُ إِلاَّ بُشْرَى وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِ قُلُوبُكُمْ وَمَا النَّصْرُ إِلاَّ مِنْ عِندِ اللّهِ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Ve ma cealehullahu: Allah’ın oluşturduğu
illa buşra: ancak iyi haber /müjdedir
ve li tatmainne bihi kulubukum: kalplerinizdekini güvence altına almıştır
ve man nasru: zafer
illa min indillah: ancak Allah'tadır
innallahe azizun hakim: gerçekten de Allah sevgilidir bilgedir

Enfal 13: ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ شَاقُّوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَمَن يُشَاقِّ اللَّهَ فَإِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

Zalike bi ennehum şakkullahe: onlar Allah hakkında ikiye ayrılmış daire
ve resulehu: elçisi hakkında
ve men yuşakkıllahe : kim Allah hakkında yarım daire
fe innallahe şedidul ikab: gerçekten Allah şiddetli ceza
Şakk: Bir bütünü tam ortadan iki parçaya bölmek demektir. Bunun Allah ile ilgisini anlamak, kelamcı ulema için olanaksızdır. Tefsirlerde bu kelime sertleşme, nefret, karşı gelme, muhalefet etme diye anlamlandırılmıştır. Gerçekte kelimenin böyle bir anlamı yoktur, daire kökünden gelen kelime ayın yarılması -şakku'l kamer- veya bir elmanın tam ortadan simetrik olarak birbirinin komplementeri şeklinde bölünmeyi ifade için kullanılır. Burada Allahın rab sıfatı uyarınca işleri çekip çevirdikten sonra arşa istiva etmesi sırasında daire çizerek tahtına yani yarattıklarının tümünün alt tarafına doğru yönelişiyle ilintili anlam vardır. Oluşan çemberin bir yarısındaki kıble ile diğer yarısındaki kıble 180 derece farka sahiptir. Bir anlamıyla bir bütün olan evrenin iki yarısının manyetizması birbirine zıttır.
Cümledeki özne kim belli olmamakla birlikte bu bütünü iki ayrı parça zannedenler hakkındadır. Tabiatıyla onlar inkarcı/kafir durumuna düşmüş olmuyorlar fakat kabahatleri oldukça büyük sayılıyor.